|
Tweet |
Avrupa Birliği (AB) tarafından Kıbrıslı Türkler için oluşturulan Mali Yardım Tüzüğü’nün kabul edilişinin 20. yılı dolayısıyla Ledra Palas Otel’de “AB Politikalar Forumu” düzenlendi. AB Günü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen toplantıya; Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ, Rum Müzakereci Menelaos Menelau, AB ve Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri ile çok sayıda sivil toplum temsilcisi katıldı. Forumda, tüzüğün geçmişi, bugünü ve gelecekteki iş birliği olanakları kapsamlı şekilde ele alındı.
SOBRAL: "UZLAŞI PROJE PROJE İLERLEYECEK"
Avrupa Komisyonu Müdür Yardımcısı Hugo Sobral, açılış konuşmasında Lefkoşa’nın "Avrupa’nın son bölünmüş başkenti" olduğuna dikkat çekerek, barış ve iş birliği kültürünün önemini vurguladı. AB’nin 20 yıldır sürdürdüğü yardımların çevre, kültürel miras ve girişimcilik gibi birçok alanda Kıbrıslı Türklerin sosyo-ekonomik durumunu güçlendirdiğini belirten Sobral; uzlaşının adım adım, proje proje inşa edileceğini ve çözümün liderlik ile güvenle sağlanacağını ifade etti.
BM TEMSİLCİSİNDEN EKİM 2025 SONRASI İÇİN OLUMLU MESAJ
BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Kassim Diagne, AB yardımlarının sivil toplum ve ikili ilişkiler üzerindeki olumlu etkisine dikkat çekerek, BM’nin kapsamlı barışa olan bağlılığını yineledi. Özellikle Ekim 2025 döneminden sonra liderlerde benzer bir bağlılık gördüklerini ifade eden Diagne, BM Genel Sekreteri Kişisel Temsilcisi Maria Holguin’in özlü görüşmelere önümüzdeki aylarda geçilebileceği yönündeki öngörüsünü paylaştı. Rum Müzakereci Menelaos Menelau ise federal bir çatı altında yeniden birleşmiş bir Kıbrıs umudunun diri tutulması gerektiğini vurguladı.
DÂNÂ: "BUGÜN AYNI ZAMANDA TUTULMAYAN SÖZLERİN GÜNÜDÜR"
Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ, AB projelerinin maddi faydalarını teslim etmekle birlikte, 2004 Annan Planı referandumu sonrasındaki sürece dair eleştirilerini dile getirdi. Mali Yardım Tüzüğü’nü tamamlayan Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün siyasi engeller nedeniyle hiçbir zaman hayata geçmediğini hatırlatan Dânâ, bugünün aynı zamanda "tutulmayan sözlerin ve yerine getirilmeyen beklentilerin" hatırlatıldığı bir gün olduğunu söyledi. Kıbrıslı Türklerin izolasyonlar nedeniyle hayal kırıklığının sürdüğünü belirten Dânâ, adil bir çözüm için yeni bir metodoloji ve güçlü bir stratejik düşünceye ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.