|
Tweet |
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ümraniye'de 28 Ocak tarihinde gerçekleşen olayla ilgili yürüten soruşturmayı tamamlayarak iddianamesini hazırladı. Aynı sitede yaşayan ve aynı okula giden K.A.'yı yolda darbeden ve bıçakla kovalayan 15 yaşındaki G.H.Ö. hakkında hazırlanan iddianamede, suça sürüklenen çocuğun elindeki bıçağı göstererek mağduru tehdit ettiği ve mağdurun kaçarak bir alışveriş merkezine sığındığı belirtildi. Görüntü izleme tutanaklarına göre G.H.Ö.'nün mağduru iteklediği, yumrukla vurduğu ve cebinden çıkardığı cismi elinde tuttuğu tespit edildi. İddianamede, sanığın ifadesinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek kasten yaralama suçundan 4 aydan 1 yıla, silahla tehdit suçundan ise 1 yıl 4 aydan 4 yıl 8 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Hazırlanan bu iddianame ilgili mahkeme tarafından kabul edildi.
MAHKEMEDEN OKUL DEĞİŞİKLİĞİ VE REHABİLİTASYON KARARI
Mağdur K.A.'nın babasının talebi üzerine Anadolu 2. Aile Mahkemesi, daha önce verilen elektronik kelepçe ve konutunu terk etmeme tedbirlerinin süresinin dolması nedeniyle yeni kararlar üretti. 6284 sayılı kanun kapsamında G.H.Ö.'nün 3 ay süreyle mağdurun konutuna ve okuluna yaklaşmamasına hükmedildi. Ayrıca mahkeme, G.H.Ö.'nün suça sürükleyen unsurların bulunduğu çevreden uzaklaşması için 3 ay süreyle okulunun değiştirilmesine karar verdi. Suça sürüklenen çocuğun öfke kontrolü, stresle başa çıkma ve şiddeti önlemeye yönelik eğitim ve rehabilitasyon programlarına katılmasına, ayrıca meslek edindirme kurslarına gönderilmesine hükmedildi. Karara aykırı davranılması durumunda sanığa 3 günden 30 güne kadar zorlama hapsi uygulanacağı hatırlatıldı.
OLAYIN GEÇMİŞİ VE MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
Olay, 28 Ocak'ta G.H.Ö.'nün yolda karşılaştığı K.A.'yı darbetmesi ve elindeki bıçakla kovalamasıyla başlamış, mağdur çocuk bir alışveriş merkezine sığınarak güvenlik görevlileri tarafından korunmuştu. K.A. ifadesinde yaklaşık bir yıldır akran zorbalığına maruz kaldığını dile getirmişti. Mahkeme kararında, çocukların suça sürüklenmesinin kamu vicdanını yaraladığına ve bu durumun önlenmesi için mevcut düzenlemelerin hakim takdiriyle yeniden yorumlanmasının önemine dikkat çekildi. Mağdura yönelen şiddet riskinin yoğunluğu nedeniyle koruma tedbirlerinin alınmasının elzem olduğu vurgulandı.