|
Tweet |
Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar öncülüğü
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın siyasi parti liderlerini davet ederek Holguin ile gerçekleştirdiği görüşmelere dair bilgilendirmede bulunduğunu belirten Arıklı, devlet yönetimi açısından bu tür istişarelerin son derece kıymetli olduğunu dile getirdi.
"YOL HARİTASININ ARKASINDA KİMİN OLDUĞU BİLİNMİYOR"
Toplantı esnasında Holguin’in adada yürütmeye çalıştığı diplomatik yol haritasının kaynağını sorguladıklarını ifade eden Arıklı, sürece dair belirsizliklere şu sözlerle dikkat çekti:
"Toplantıda özellikle Holguin’in oluşturmaya çalıştığı yol haritasının kendi inisiyatifiyle mi, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşerek mi, yoksa başka aktörlerin etkisiyle mi gün
{C} deme geldiğini sord{C} uk. Ancak Cumhurbaşkanı Erhürman’ın bu konuda herhangi bir bilgisi olmadığını aktardı."
Holguin’in Ankara ve Atina temaslarının ardından adaya geri dönerek 5+1 formatı için ortak bir payda yaratmaya çalışacağını hatırlatan Arıklı, "Bize göre böyle bir zemin yok, olması da mümkün değil" diyerek mevcut şartlarda masaya oturulmasına karşı olduklarını yineledi.
"KIBRIS TÜRK HALKINI ANLAMSIZ BİR SÜRECE ÇEKMEK ZULÜMDÜR"
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın son dönemdeki açıklamalarına da değinen Bakan Arıklı, Türkiye’nin Kıbrıs politikasındaki kararlı duruşunun aynen devam ettiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erhürman’ın da daha önce ilan ettiği dört maddelik metodolojiden taviz vermediğini belirterek şunları kaydetti:
Kıbrıs Rum tarafının son dönemde attığı tek taraflı adımlara bakıldığında, Crans-Montana sürecinden daha iyi veya eşit şartlarda bir müzakere ortamının doğmasını beklemenin "akla ziyan" olduğunu belirten Arıklı, BM Genel Sekreteri Guterres’in görev süresi dolmadan önce sadece bir başarı belgesi ("kağıt") bırakma çabasında olduğunu iddia etti.
Ucu açık ve sonu belirsiz diplomatik süreçlerin zaman kaybından başka bir şey getirmeyeceğini ifade eden Arıklı, masaya oturma ve kalkma şartlarının en başından net olarak belirlenmesi gerektiğinin altını çizerek şu güçlü uyarıda bulundu: “Kıbrıs Türk halkını yeniden anlamsız bir sürecin içine çekmek yapılacak en büyük zulümlerden biri olur.”