Bugun...



BASIN-SEN VE KTGB’DEN ORTAK AÇIKLAMA


facebook-paylas
Tarih: 15-05-2026 22:01

BASIN-SEN VE KTGB’DEN ORTAK AÇIKLAMA

Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) ile Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB), Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’nda öngörülen değişikliklere karşı sert bir ortak açıklama yaptı. Değişikliğin “masumiyet karinesi” ve “adil yargılanma hakkı” söylemleri üzerinden savunulmasına tepki gösteren basın örgütleri, mevcut düzenlemenin basın özgürlüğü ile halkın haber alma hakkını daraltan yeni bir sansür anlayışına işaret ettiğini kaydetti.

 

"SORUN ETİK İHLALSE ÇÖZÜM GAZETECİLİĞİ SUÇLAMAK DEĞİLDİR"

Yasanın 23B maddesine yönelik yapılan ortak açıklamada, düzenlemenin peşin hükümlü yayınları veya yargıyı etkileyebilecek dili hedef almak yerine doğrudan isim ve fotoğraf kullanımını cezai yaptırım konusu haline getirdiği belirtildi. "Katil yakalandı" ifadesinin isim kullanılmasa bile ihlal yaratabileceğine, "zanlı mahkemeye çıkarıldı" ifadesinin ise isim açık olsa dahi hukuki sınırlar içinde kaldığına dikkat çekilen açıklamada, meselenin haberin dili ve bağlamı olduğu vurgulandı. Gazetecileri hapis tehdidiyle karşı karşıya bırakmanın etik değil, yalnızca otosansür üreteceği ifade edildi.

 

"KAMUYA MAL OLMUŞ KİŞİ" TARTIŞMASI VE DEDİKODU KÜLTÜRÜ

Yasa tartışmaları sırasında gündeme gelen “kamuya mal olmuş kişiler için istisna getirilebilir” yaklaşımını sorunlu bulan örgütler, gazeteciliğin temel ölçütünün kişinin unvanı değil, olayın kamusal niteliği olduğunu belirtti. Ayrıca, Kıbrıs gibi küçük toplumlarda isim yasaklarının kişilerin tahmin edilmesine yol açarak dedikodu, ima ve spekülasyon kültürünü büyüteceği uyarısı yapıldı. Dünyadan örnekler veren basın örgütleri; Katolik Kilisesi’ndeki çocuk istismarı ve Harvey Weinstein davalarında yeni mağdur ile tanıkların ortaya çıkmasının, zanlıların kamuoyunca bilinmesi sayesinde mümkün olduğunu hatırlattı.

 

"SOSYAL MEDYA LİNCİNİN FATURASI GAZETECİLERE KESİLEMEZ"

Yasa savunusunda dijital zorbalık ve sosyal medya linçlerinin gerekçe gösterilmesini eleştiren örgütler, sosyal medya kaynaklı sorunların faturasının basın özgürlüğüne kesilmesinin ciddi bir çelişki olduğunu kaydetti. Bir haberin altına yapılan yorumlardan gazetecinin sorumlu tutulamayacağı belirtilen açıklamada; gerçek çözümün etik dışı dijital yayınlara yönelik etkili mekanizmalar kurulması, unutulma hakkının geliştirilmesi ve kişilik haklarını koruyan hızlı hukuki yolların açılması olduğu, ancak mevcut yasanın doğrudan gazeteciliği cezalandırdığı ifade edildi.

 

"KAMUOYU EN KRİTİK ANDA KARANLIKTA BIRAKILMAK İSTENİYOR"

Yasa savunucularının "yasak yalnızca yargılama süreci boyunca geçerlidir" argümanına da yanıt veren örgütler, toplumun bilgiye en çok ihtiyaç duyduğu dönemin soruşturma ve yargılama aşaması olduğunu vurguladı. Polis uygulamalarının hukuka uygunluğunun, tutuklamaların keyfiliğinin ve kamusal gücün kötüye kullanılıp kullanılmadığının ancak bu süreçte denetlenebileceği belirtilerek, "Kamuoyu en kritik anda karanlıkta bırakılmak isteniyor" denildi. ABD'deki George Floyd davası ve Fransa'daki polis şiddeti tartışmaları kamusal görünürlüğün denetim gücüne örnek gösterildi.

 

"MESELE TEK BİR YASA DEĞİL, TOPLUMU SUSTURMA GİRİŞİMİDİR"

Bu düzenlemenin münferit bir adım olmadığını; Bilişim Suçları Yasası ve Ceza Yasası değişiklikleriyle birlikte değerlendirildiğinde tablonun kaygı verici olduğunu belirten Basın-Sen ve KTGB, internet yayınları ve kamusal eleştirilerin giderek daha fazla cezai yaptırım tehdidi altına alındığına dikkat çekti. Rusya, Macaristan ve Türkiye gibi ülkelerdeki benzer süreçleri örnek gösteren basın örgütleri, "Basının susturulduğu yerde halk konuşamaz. Halkın konuşamadığı yerde ise hukuk, yalnızca güçlülerin lehine çalışan bir mekanizmaya dönüşür" diyerek yasa değişikliğine kısmi değil, ilkesel olarak tamamen karşı olduklarını ilan etti.




Bu haber 29 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KKTC Haberleri

YUKARI YUKARI