CTP Basın Bürosu yazılı açıklamasında İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nde yaklaşık 18 aydır görüşülen Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasası’nın, son anda yapılan siyasi müdahalelerle Genel Kurul gündeminden geri çekilmesini sert bir dille eleştirdi. CTP, bu adımı “halk sağlığını doğrudan ilgilendiren hayati bir tartışmanın bilinçli biçimde ötelenmesi” olarak değerlendirdi.
Partinin açıklamasına göre, geri çekilmenin temel gerekçesi Tıp ve Diş Hekimliğinde uzmanlık eğitimine girişte merkezi sınavın kaldırılmasına yönelik ısrar. CTP, bunun basit bir yöntem tartışması değil, uzmanlık eğitiminin niteliğini ve toplumun sağlık güvenliğini doğrudan ilgilendiren kritik bir konu olduğunu belirtti.
“Uzmanlık eğitimi keyfiyete bırakılamaz”
Açıklamada, KKTC gibi hasta sayısı ve klinik çeşitliliği sınırlı ülkelerde uzmanlık eğitiminin bilimsel, denetlenebilir ve ölçülebilir kriterlere dayanması gerektiği vurgulandı. Merkezi sınavın yalnızca bir ölçme aracı değil, adalet, şeffaflık ve liyakat açısından temel kalite güvencesi olduğu ifade edildi.
CTP, uzmanlık eğitimini merkezi ve bilimsel kriterlerden koparmaya yönelik girişimlerin “bugün olmasa bile yarın sağlık sisteminde telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağı” uyarısında bulundu.
“Tıpta Uzmanlık Kurulu bağımsız olmalıdır”
Parti, oluşturulması gündemde olan Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun siyasi etkiden arındırılmış, bağımsız ve bilimsel bir yapıda olması gerektiğini belirtti. Uzmanlık eğitiminin hükümetlerin dönemsel tercihleriyle veya kişilere göre değişen uygulamalarla belirlenemeyeceği ifade edildi.
CTP, hükümet ve Sağlık Bakanlığı’nın yasayı “biz yaptık oldu” anlayışıyla dayattığını, sağlık meslek örgütlerinin ve toplumun uyarılarının yok sayıldığını savundu. Bu yaklaşımın halk sağlığını korumak yerine riske attığı belirtildi.
Açıklamada, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği ve diğer sağlık örgütlerinin uyarılarının “son derece haklı” olduğu ifade edilerek, CTP’nin bu uyarıları toplum adına sahiplendiği kaydedildi.
CTP’nin talepleri
Parti, dört maddelik çağrısını şu şekilde sıraladı:
1. Merkezi sınavın kaldırılmasına yönelik tüm girişimler durdurulmalı.
2. Uzmanlık eğitimi bilimsel kriterlere, denetlenebilir kalite ölçütlerine ve şeffaf bir sisteme bağlanmalı.
3. Tıpta Uzmanlık Kurulu siyasi etkiden tamamen arındırılmış bağımsız bir yapıda oluşturulmalı.
4. Sağlık alanındaki tüm yasal düzenlemeler meslek örgütleri ve paydaşlarla uzlaşı içinde hazırlanmalı.
“Sağlıkta liyakatten vazgeçmenin bedeli ağır olur”
CTP, sağlık hizmetlerinin “keyfiyetin değil bilimin, siyasi rantın değil halk yararının konusu” olduğunu vurguladı. Parti, halk sağlığını riske atan ve uzmanlık eğitimini siyasallaştıran hiçbir düzenlemenin yanında olmayacağını açıkladı.
Açıklamada, hükümetin halk sağlığı da dahil olmak üzere ülkenin en hayati alanlarında “dayatmacı, liyakatsiz ve sorumsuz bir yönetim anlayışı” sergilediği savunuldu ve bu anlayışın ülkeye daha fazla zarar vermeden sona ermesi gerektiği belirtildi.
CTP, erken seçimin kaçınılmaz olduğunu ifade ederek, toplumun iradesinin sandığa yansıtılacağı en erken tarihte seçime gidilmesi çağrısında bulundu.