|
Tweet |
Dışişleri Bakanlığı, “Rum Yönetimi'ni adanın tek devleti ve tek hakimi, KKTC’yi ise onun bir toplumu olarak gören AB’nin atadığı Raffaele Fitto veya herhangi bir temsilcisi, hiçbir resmi sıfata sahip değildir ve KKTC’de herhangi bir faaliyette bulunması, Kıbrıs meselesine müdahil olması asla kabul edilemezdir” dedi. AB Komisyonu’na adadaki gerçekleri görme çağrısı yapan Bakanlık, egemen eşitliğimiz ve eşit uluslararası statümüz teyit edilmediği sürece hiçbir müzakere sürecine dahil olmayacağımızı bir kez daha hatırlattı.
"BU ATAMA BÜYÜK BİR ALDATMACADIR"
Dışişleri Bakanlığı, Raffaele Fitto’nun Avrupa Komisyonu tarafından "Kıbrıs Özel Temsilcisi" olarak görevlendirilmesiyle ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, söz konusu atamanın KKTC'nin rızası alınmaksızın ve Kıbrıs Türk halkının iradesi tamamen yok sayılarak, Rum Yönetimi'nin tavsiyesiyle yapıldığı belirtildi. İtalyan siyasetçi Raffaele Fitto’nun görevlendirilmesi ve AB sözcülerinin bu atama üzerinden "güven tesis edilmesi" ve "kurumsal diyalog" öngörüldüğü yönündeki iddialarının samimiyetten uzak ve büyük bir aldatmacadan ibaret olduğu kaydedilen açıklamada, bu durumun AB’nin ada tarihindeki siciliyle de çeliştiği ifade edildi.
"RUM TEZLERİNİN SÖZCÜSÜ GÜVEN TESİS EDEMEZ"
Güney Kıbrıs Rum Yönetimini hukuka aykırı şekilde üye yapan AB’nin, Kıbrıs konusunda tamamen taraflı olduğu dile getirilen açıklamada, Rum tezlerinin sözcülüğünü yapan bir yapının adada güven tesis etmesinin mümkün olmadığı vurgulandı. AB’nin haksız izolasyonların kaldırılması yönünde Kıbrıs Türk halkına verdiği sözleri tutmadığı ve güvenilmez bir aktörden başka bir şey olmadığını defalarca kanıtladığı ifade edilen açıklamada, Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarını ve egemen iradesini hiçe sayan bir kurumun temsilcisinin adadaki iki tarafla eşit bir diyalog yürütebileceğini iddia etmesinin abes olduğu kaydedildi.
"FİTTO'NUN HİÇBİR RESMİ SIFATI YOKTUR"
Raffaele Fitto’nun, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü yok sayan yaklaşımlarını ortaya koyduğu hatırlatılan açıklamada, GKRY’yi adanın tek devleti ve tek hakimi, KKTC’yi ise onun bir toplumu olarak gören AB’nin atadığı Fitto veya herhangi bir temsilcisinin hiçbir resmi sıfata sahip olmadığı ve KKTC’de faaliyette bulunmasının asla kabul edilemeyeceği belirtildi. Açıklamada, Kıbrıs meselesinde adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir iş birliği zemini aranıyorsa, bunun ancak adada yan yana yaşayan iki ayrı devletin varlığı gerçeğinin kabul edilmesiyle mümkün olabileceği, kalıcı bir anlaşmanın ise yalnızca tarafların egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi temelinde inşa edilebileceği vurgulandı.