|
Tweet |
Avrupa Bilim Akademileri Konseyi’nin (EASAC) “Avrupa’da Değişen Orman Yangınları” başlıklı raporu, dün Güney Kıbrıs Bilimler, Edebiyat ve Sanatlar Akademisi’nin girişimiyle Güney Lefkoşa’daki Kıbrıs Enstitüsü’nde tanıtıldı. Raporda, Kıbrıs’ın orman yangınlarına karşı önleyici arazi yönetimi, yakıt azaltımı, dayanıklı peyzajlar ve sistematik kamuoyu eğitimi gibi alanlarda acil adımlar atması gerektiği vurgulandı.
Rapor, Kıbrıs’ın iklim krizinin etkilerini en yoğun yaşayan bölgelerden biri olduğunu ve orman yangınlarının önceki tahminleri aşan, giderek daha karmaşık bir tehdide dönüştüğünü belirtiyor. Avrupa genelinde yangınların sıklığı, şiddeti ve kapsamındaki hızlı artışın altı çizilirken, Akdeniz bölgesi ve özellikle Kıbrıs en yüksek risk grubunda gösteriliyor.
Bilim insanları, daha sıcak yazlar, daha kurak kışlar ve uzun süreli kuraklıkların; ormanlar, tarım alanları, Natura 2000 bölgeleri ve yerleşim yerleri için yangınları daha yıkıcı hâle getirdiğini ifade ediyor.
EASAC’a göre Avrupa Birliği ülkelerinde, Kıbrıs dahil, mevcut politikalar büyük ölçüde yangın söndürmeye odaklanmış durumda. Ancak giderek ısınan bir iklimde yalnızca söndürme faaliyetlerinin yeterli olmadığı belirtiliyor.
Rapor, Kıbrıs’ın yangın riskini tüm politika alanlarına entegre etmesi gerektiğini vurguluyor. Bu alanlar arasında tarım, su yönetimi, sivil savunma ve kalkınma planlaması da bulunuyor. Ayrıca, yangın riskinin mekânsal planlama ve iklim uyum politikalarına dahil edilmesi, yakıt yönetimine yatırım yapılması ve kamuoyunun bilinçlendirilmesinin güçlendirilmesi öneriliyor.
Bölgesel iş birliğinin önemine dikkat çeken rapor, “yangınların sınır tanımadığını” hatırlatarak konunun Doğu Akdeniz ve Orta Doğu İklim Değişikliği Girişimi kapsamında öncelikli bir mesele olduğunu belirtiyor.
Kıbrıs’ın bilimsel araştırma ve inovasyon alanında bölgesel bir merkez olma potansiyeli de raporda öne çıkarılıyor. Güney Kıbrıs Enstitüsü’nde yüksek çözünürlüklü uydu verileri, tarihsel kayıtlar ve iklim senaryoları kullanılarak gelişmiş iklim modelleme ve yangın riski değerlendirme çalışmaları yürütülüyor. Bu teknolojilerin yapay zekâ tabanlı erken uyarı sistemleriyle birleşmesi hâlinde yangınların daha hızlı tespit edilmesi ve etkilerinin azaltılması mümkün olabilecek.
Avrupa Birliği’nin Güney Kıbrıs’ta bir yangın söndürme merkezi kurma kararı da raporda “stratejik bir fırsat” olarak değerlendiriliyor. Merkezin yalnızca söndürme kapasitesini artırmakla kalmayacağı, aynı zamanda önleme, hazırlık ve bölgesel koordinasyonu güçlendireceği ifade ediliyor.