|
Tweet |
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın eşi, Çevre Mühendisi Nilden Bektaş Erhürman, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (DAÜ) düzenlenen “Bir Başka Kıbrıs Yok” belgesel gösterimi ve paneline katılarak ülkedeki çevre sorunlarına yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu. Bir çevre mühendisi olarak toplumda çevre konusundaki farkındalığın arttığını görmenin memnuniyet verici olduğunu kaydeden Erhürman, “Çok güzel bir adamız, çok güzel bir evimiz var. Ancak bu evi korumak ve gelecek nesillere aktarmak zorundayız” dedi.
"TAŞ OCAKLARI ÇEVRESEL KRİTERLERE UYGUN İŞLETİLMELİ"
Dağlık bölgelerde faaliyet gösteren taş ocaklarına değinen Erhürman, bu ocakların tamamen kapatılmasını savunmadığını ancak ihtiyaç duyulan ölçüde ve çevresel kriterlere uygun şekilde işletilmelerinin önemli olduğunu vurguladı. Günümüz çevre teknolojilerinin buna imkan tanıdığını ifade eden Erhürman, kapatılan ocakların da rehabilitasyon süreçleriyle yeniden doğaya kazandırılması gerektiğinin altını çizdi.
DENİZ KİRLİLİĞİ VURGUSU VE KATI ATIK SİSTEMİNDEKİ EKSİKLİKLER
Denizlere erişimde yaşanan sıkıntıların yanı sıra asıl büyük sorunun deniz kirliliği olduğunu belirten Erhürman, her yaz sezonu öncesinde deniz suyu analizlerinin yapılarak sonuçların kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
Ülke genelinde etkin bir katı atık yönetim sistemi bulunmadığını da ifade eden Erhürman, yeni çöplük alanının 33 yıl hizmet vermesi öngörülürken transfer istasyonlarının hayata geçirilememesi ve geri dönüşüm eksikliği gibi nedenlerle yaklaşık 11 yılda dolduğunu aktardı. Ayrıca, ülkedeki 6 atık su arıtma tesisinin verimli kullanılması ve arıtılmış suyun yeniden üretime kazandırılması gerektiğinin önemine dikkat çekti.
"YEREL SU KAYNAKLARIMIZI KORUMALIYIZ"
Türkiye’den getirilen suyun ülkeye önemli bir rahatlama sağladığını ifade eden Erhürman, buna rağmen yerel kaynakların korunmasında beklenen adımların atılmadığını belirtti. Türkiye'nin de su fakiri olma yolunda ilerleyen bir ülke olduğunu hatırlatan Erhürman, getirilen suyun ömür boyu kullanılabilecek bir kaynak olmadığını, bu yüzden yerel su kaynaklarının mutlaka korunması, zenginleştirilmesi ve alternatif çözümler üretilmesi gerektiğini vurguladı.
ÇEVRE YÖNETİMİN DOĞRU FORMÜLÜ: YASA, BÜTÇE VE HALK KATILIMI
Çevre yönetiminin yasa, bütçe ve halk katılımı olmak üzere üç temel ayağı olduğunu belirten Erhürman, 2012 yılında hazırlanan Çevre Yasası'na bağlı yaklaşık 60 tüzüğün henüz çıkarılmadığını, denetimlerin ve cezaların artırılması gerektiğini söyledi. Bütçe ayrılmadan çevre politikası üretilemeyeceğini kaydeden Erhürman, üçüncü ayak olan halkın katılımı ve çevre bilinci sağlanamazsa diğer iki ayağın da çalışmayacağını ekledi.
CUMHURBAŞKANLIĞI VERİ TABANI ÇALIŞMASI BAŞLATTI
Cumhurbaşkanlığının icra makamı olmamasına rağmen çevre konusunda aktif rol üstlendiğini belirten Erhürman, bünyelerinde Çevre ve İklim Masası ile Su Yönetimi Masası oluşturduklarını açıkladı. Kısa süre önce düzenlenen etkinlikte bir saatte 14 bin 300 fidanın toprakla buluşturulduğunu ve bunların bakımının da takip edileceğini belirten Erhürman, çevre alanındaki dağınık verileri tek bir veri tabanında toplamak için çalışma başlattıklarını duyurdu. Erhürman konuşmasını, "Çevre ancak hep birlikte korunabilir ve kurtarılabilir. Bu mücadeleyi ancak birlikte başarabiliriz" sözleriyle tamamladı.