|
Tweet |
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, “Cumhurbaşkanlığı’nda 200 Gün” başlıklı basın toplantısı düzenleyerek görev süresi boyunca yürütülen çalışmaları ve Kıbrıs sorununa ilişkin gelişmeleri değerlendirdi. Kıbrıs Türk halkının net bir çözüm iradesi bulunduğunu vurgulayan Erhürman, "Bu irade anketlerin de gösterdiği, benim sokakta da gördüğüm aslında benim aldığım yüzde 63 oyun dahi üzerindedir" diyerek, cumhurbaşkanının bu iradeyi görmezden gelemeyeceğini belirtti.
Kıbrıs sorununun Cumhurbaşkanlığı’nın en temel görev alanlarından biri olduğunu ifade eden Erhürman, "Müzakere olsun diye müzakere değil, çözüm olsun diye müzakere" ilkesine dayanan dört maddelik metodolojiye bağlı kalmaya devam ettiklerini söyledi. Avrupa Birliği ile yapılan görüşmelerde sadece Kıbrıs sorununun değil; Schengen ve hellim gibi konuların da gündemde tutulduğunu aktaran Erhürman, güven yaratıcı önlemlerde de arzu edilen noktada olunmasa bile olumlu adımlar atıldığını kaydetti.
Antalya Diplomasi Forumu ve Kazakistan ziyaretlerine değinen Cumhurbaşkanı Erhürman, amaçlarını doğru zemine oturtmaya çalıştıklarını belirterek, “Uluslararası ilişkileri Sarayönü’nden seyretmenin çok bir manası yok. Çok daha geniş bir perspektiften bakmak lazım” dedi. Süreci Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir istişare ve koordinasyon çerçevesinde yürüttüklerini vurgulayan Erhürman, konumlarını Kıbrıs Türk halkının lehine kullanmak için çalıştıklarını ifade etti.
Kıbrıs sorununda başladıkları noktanın çok daha ilerisinde olduklarını ancak temkinli hareket etmeyi tercih ettiğini dile getiren Erhürman, şu ifadeleri kullandı:
"Ben çözüm isteyen biriyim ama çözüm istemek demek, ortaya çıkabilecek fırsatları züccaciye dükkanına girmiş fil gibi devirip götürmek demek değil. Kıbrıs Türk halkı yeni bir hayal kırıklığı istemiyor, bu defa bu iş çözüme ulaşsın istiyor. 2004 ve 2017'nin ucuna bir 2026 hayal kırıklığı eklemem."
Güvenlik, enerji ve deniz yetki alanları konularında gelen bir soru üzerine Erhürman, “Kıbrıs Türk halkını ve Türkiye Cumhuriyeti’ni dışlama, dışarıda bırakmaya yönelik hiçbir hamle sonuca ulaşamaz. Bölgeye ve adaya ilişkin kalıcı çözüm, istikrar ve barış arayışlarını da zedeler” dedi. Erhürman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu yöndeki açıklamalarının da çok yerinde olduğunu kaydetti.
Hükümetle ilişkiler ve iç siyasete dair bir soruya ise “Hükümet denildiğinde benim aklıma gelen isim Ünal Üstel’dir. Ünal Üstel ile de temaslarımızı sürdürüyoruz” yanıtını veren Erhürman, gelecek hafta içinde Siyasi Partiler Konseyi’ni yeniden toplamayı planladığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı’nın kamu yönetiminin düzenli çalışmasını sağlama yükümlülüğüne de dikkat çeken Erhürman, bu amaçla kurulan Kamu Yönetimi İzleme ve Yurttaş Şikayetleri Değerlendirme Birimi’nin 200 günde önüne gelen 183 başvurunun 132’sini sonuçlandırdığını açıkladı. Erhürman, bu birimdeki yaklaşımlarını “Buradaki tavrımız bağcı dövmek değil üzüm yemektir” sözleriyle özetledi.
Cumhurbaşkanı Erhürman, bir sonraki kapsamlı değerlendirme toplantısını yıl sonunda, "bir yıl değerlendirmesi" olarak yapacağını belirterek konuşmasını tamamladı.