|
Tweet |
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs meselesinde kapsamlı çözüm müzakerelerinin yeniden başlayabilmesi için Kıbrıs Türk halkının siyasi eşitlik ve egemenlik haklarının masaya oturmadan önce tescil edilmesi gerektiğini vurguladı. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Kulübü tarafından düzenlenen “Doğu Akdeniz’de Değişen Dengeler ve Kıbrıs” konulu konferansta hitap eden Erhürman, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Kıbrıslı Türklerin haklarını tanıyan bir uzlaşıya yanaşması halinde çözüme hazır olduklarını, aksi takdirde yeni bir müzakere masası kurmanın hiçbir anlamı bulunmadığını ifade etti.
GÖRÜŞME MASASI İLE MÜZAKERE MASASI BİRBİRİNDEN AYRIDIR
Göreve geldikten sonra Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis ile diyalog kanallarını açtığını belirten Cumhurbaşkanı Erhürman, süreç yönetimine dair net bir metodoloji önerdiklerini aktardı. Geçmişteki başarısız süreçlerin tekrarlanmaması adına bu kez sahaya çıkmadan önce maçın kurallarının belirlenmesi gerektiğini dile getiren Erhürman, görüşme masası ile kapsamlı çözümün konuşulduğu müzakere masasının birbirinden farklı olduğunu söyledi. Kıbrıs Türk tarafının dört maddelik yeni bir metodoloji sunduğunu açıklayan Erhürman, bu kuralların Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğinin önceden teyit edilmesi, geçmiş yakınlaşma noktalarının korunması, görüşmelere kesin bir zaman sınırı konulması ve Rum tarafının masayı yeniden devirmesi halinde Kıbrıs Türk halkının kazanımlarının güvence altına alınması olduğunu kaydetti.
DOĞAL GAZ TRANSFERİ TÜRKİYE VE KIBRISLI TÜRKLER DIŞLANARAK YAPILAMAZ
Doğu Akdeniz’deki enerji ve güvenlik denklemini de değerlendiren Cumhurbaşkanı Erhürman, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bölgede üçlü bir ittifak kurarak Kıbrıs Türk halkını yok sayan tek taraflı adımlar attığını belirtti. Girit Adası, Güney Kıbrıs ve İsrail arasında kurulması planlanan denizaltı elektrik kablosu projesinin siyasi ve ekonomik açıdan uygulanabilir olmadığını ifade eden Erhürman, Doğu Akdeniz’deki enerji projelerinde Türkiye’nin dışlanamayacağını vurguladı. Doğal gazın Avrupa pazarlarına taşınmasında en gerçekçi, ekonomik ve güvenli güzergahın Türkiye olduğunu hatırlatan Erhürman, Türkiye’yi ve Kıbrıslı Türkleri dışarıda bırakan hiçbir enerji transfer projesinin hayata geçirilemeyeceğinin altını çizdi.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE İLİŞKİLERİMİZ DÜNYADAKİ HİÇBİR DEVLETE BENZEMEZ
Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki bağların dünyadaki başka herhangi iki devletin ilişkisine benzetilemeyecek kadar özel ve köklü olduğunu söyleyen Erhürman, Türkiye’nin garantörlük hukukuna dikkat çekti. Garantör devletin imzası ve onayı olmaksızın Kıbrıs’ta herhangi bir çözümün üretilmesinin mümkün olmadığını belirten Erhürman, seçim sürecinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkilerine yönelik ortaya atılan iddiaların asılsız olduğunu kaydetti. Kıbrıs politikasında Türkiye ile istişare etmeksizin pozisyon alan tek bir Kıbrıslı Türk liderin dahi tarihte bulunmadığını ifade eden Erhürman, Türk Devletleri Teşkilatı’ndaki gözlemci üyelik statüsünün diplomatik açıdan büyük önem taşıdığını ve izolasyonların kaldırılması yönündeki temasların sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
KONTROLSÜZ NÜFUS ARTIŞINA KARŞI ACİL NÜFUS POLİTİKASI ÇAĞRISI
İsrail vatandaşlarının KKTC’de yoğun mülk edindiği yönündeki iddialara da açıklık getiren Cumhurbaşkanı Erhürman, resmi verilerde Kuzey Kıbrıs için bu yönde abartılı rakamların bulunmadığını, asıl yoğun mülk alımının Güney Kıbrıs Rum Yönetimi topraklarında yaşandığını belirtti. Buna karşın KKTC gibi coğrafi ve nüfus açısından küçük ölçekli ülkelerde yabancı uyrukluların kontrol dışı artış göstermesinin yapısal bir sorun olduğunu kabul eden Erhürman, adada acilen kapsamlı bir nüfus politikası planlamasının yapılması ve nüfus sayımının gerçekleştirilmesi için hükümetle eş güdüm halinde çalışılması gerektiğini vurguladı.