|
Tweet |
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta barış, istikrar ve sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi için tek gerçekçi formülün, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi olduğunu vurguladı. Yarım asrı geçen Kıbrıs müzakere tarihinin, Rum tarafının zihniyet değiştirmeyeceğini ve ortaklık zeminini her seferinde yıkacağını dünyaya kanıtladığına işaret eden Ertuğruloğlu, çözümsüzlüğün faturasını haksız izolasyonlarla Kıbrıs Türk halkına ödetmeye çalışan yaklaşımlara karşı duruşlarının net olduğunu belirtti.
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu yaptığı yazılı açıklamada, siyasi partilerin Anavatan Türkiye ile yakın temas, diyalog ve istişare içinde olmalarından her zaman memnuniyet duyduklarını, çünkü milli Kıbrıs davası ile geleceğin bir ve ortak olduğunu kaydetti.
"FEDERASYON MODELİ TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE GÖMÜLMÜŞTÜR"
Bazı siyasilerin, Türkiye ile birlikte belirlenip savunulan iki devletli çözüm politikasının aksine, sözde federal temelde çözüm istencini basın üzerinden sürekli dillendirmesini eleştiren Ertuğruloğlu, bu durumun Rum tarafının iştahını artırdığını ifade etti. Geçmişte Annan Planı (2004) ve Crans-Montana (2017) süreçlerinde de yaşandığı üzere, Rumların adayı tek başlarına yönetme, Kıbrıs Türklerini azınlık olarak görme ve sıfır asker sıfır garanti ısrarlarının, federasyon temelli çözüm modellerini tarihin çöplüğüne çoktan gömdüğünü vurguladı. Kıbrıs Türk halkının geleceğini, defalarca denenmiş ve tüketilmiş federasyon zeminlerinde aramanın boşuna bir çaba ve zaman kaybı olduğunu belirten Ertuğruloğlu, KKTC yönetimine talip olanların bu gerçeği iyi idrak etmesi ve halka karşı samimi olması gerektiğini söyledi.
"TÜRK ASKERİNİN VARLIĞI KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR"
Güvenlik konusuna da değinen Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, Türk askerinin adadaki varlığı ve Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünün Kıbrıs Türk halkı için kırmızı çizgi olduğunu belirtti. Ertuğruloğlu, bu güvencenin Doğu Akdeniz'deki Türk-Yunan dengesinin ve bölgesel istikrarın en güçlü teminatı olduğunun altını çizdi.
"AB'YE ASLA GÜVENMEDİK, GÜVENMİYORUZ"
Kıbrıs sorununun çözüm sürecini Türkiye Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkileriyle ilişkilendirme yaklaşımını "ibret verici bir hastalık ve aldatmaca" olarak nitelendirerek eleştiren Ertuğruloğlu, Kıbrıs konusunda her zaman Rumlardan yana taraf olan AB’den hakkaniyetli bir yaklaşım beklenemeyeceğini kaydetti. Bu aldatmaca filminin 2004’te acı bir şekilde tecrübe edildiğini anımsatan Ertuğruloğlu, "Aynı filmi yeniden çevirmek ve oynamak isteyenlere, Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş’ın 'Türkiye olmadan değil AB’ye, cennete bile gitmeyiz' sözlerini hatırlatmak isterim. Avrupa Birliği’ne asla güvenmedik, güvenmiyoruz" ifadelerini kullandı.