|
Tweet |
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer öncülüğünde gerçekleştirilen, 49 ülke temsilcisinin ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) yetkililerinin katıldığı toplantıda, temel gündem maddesi deniz güvenliği oldu. Katılımcılar, Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut durumu mercek altına alarak, seyrüsefer özgürlüğünü korumak adına atılabilecek koordineli adımları değerlendirdi. Basra Körfezi ile uluslararası suları birbirine bağlayan ve küresel petrol sevkiyatının yaklaşık yüzde 20'sinin geçiş noktasını oluşturan bölgenin, dünya ticareti ve enerji güvenliği açısından stratejik önemi bir kez daha vurgulandı.
DENİZ GÜVENLİĞİ VE GÜNEY KIBRIS BAYRAKLI GEMİLER
Rum Yardımcı Denizcilik Bakanlığı’ndan gelen son veriler, Arap Körfezi bölgesinde faaliyet gösteren ve Güney Kıbrıs bayrağı taşıyan 19 geminin bulunduğunu ortaya koydu. Bakanlık yetkilileri, bölgede bulunan gemilerin ve bu araçlarda görevli denizcilerin güvende olduğunu teyit etti. Gemilerin çoğunun bölgede kalıcı olarak hizmet verdiği ve uzmanlaşmış yardımcı operasyonlar yürüttüğü kaydedildi.
ULUSLARARASI HUKUK VURGUSU
Konuyla ilgili Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda bir konuşma yapan Rum Daimi Temsilci Yardımcısı Gabriella Mihalidu, uluslararası hukukun önemine dikkat çekti. Mihalidu, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne atıfta bulunarak, gemilerin uluslararası sulardan geçiş hakkının korunması gerektiğini belirtti. Mürettebatın ve ticari gemilerin güvenliğinin, küresel deniz ticaretinin aksamadan sürmesi için hayati bir gereklilik olduğunu ifade etti. Rum Dışişleri Bakanlığı, bu konferansın bölgedeki istikrarı tesis etmek ve kritik deniz yollarını korumak amacıyla yürütülen çok uluslu çabaların bir parçası olduğunu, taraflar arasındaki diplomatik diyaloğun kararlılıkla devam edeceğini duyurdu.