|
Tweet | Tarih: 13-06-2026 11:55 |
Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nin Strasbourg’da gerçekleştirdiği ve Kıbrıs'taki mülkiyet konusunu ele aldığı toplantı, Rum basınına geniş yankı buldu. Rum yönetimi ile Türkiye arasında mülkiyet meselesi nedeniyle "sert bir diplomatik savaşın" yaşandığı savunulan zirvede, Ankara’nın sürecin kapatılmasına yönelik hamlelerinin reddedildiği bildirildi.
Fileleftheros gazetesi, “Bir Saat İçerisinde Türkiye’ye Dört Hayır” başlığıyla aktardığı haberinde, Ankara’nın Delegeler Komitesi’nde Türk tezlerinin desteklenmesi için yüksek düzeyde kulis faaliyetleri yürüttüğünü ancak üye ülkelerin büyük çoğunluğunun Türk taleplerine karşı olumsuz tavır sergilediğini iddia etti.
TÜRKİYE BİR YIL DAHA GÖZETİM ALTINDA KALACAK
Haberde, Türkiye’nin mülkiyet meselesinin denetim sürecini kapatma girişiminin reddedildiği ve geçmiş toplantılara kıyasla bu kez çok daha büyük bir oy farkıyla geri çevrildiği ileri sürüldü. Güney Kıbrıs’ın bu süreçte İtalya ve Fransa gibi büyük devletlerin desteğini arkasına aldığı savunulurken, alınan karar doğrultusunda Türkiye'nin en az bir yıl daha mülkiyet konusunda Avrupa Konseyi'nin gözetimi altında kalmaya devam edeceği yazdı.
Karar uyarınca, Konsey Sekreteryası mülkiyet konusunun yeniden yorumlanması ve incelenmesi amacıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) resmi bir soru gönderecek. Strasbourg'daki perde arkasını bildiği iddia edilen diplomatik kaynaklar, Rum yönetiminin bu toplantıdan güçlü çıktığını ve geçmişte Türkiye’ye yakın duran bazı ülkelerin de desteğini kazandığını öne sürdü.
RUM DIŞİŞLERİ BAKANI KOMBOS: "SÜRECİN KAPATILMASINI ENGELLEDİK"
Rum Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, Antenna televizyonuna yaptığı açıklamada Strasbourg’da elde ettikleri kazanımları anlattı. Kombos, Türkiye’nin AİHM kararlarına uyup uymadığının denetlendiği sürecin Delegeler Komitesi tarafından kapatılmasının önüne geçtiklerini, bunun en büyük başarıları olduğunu söyledi.
Bu denetim sürecinin kapatılmasının, Türkiye'nin Kıbrıslı Rumların mülkiyet haklarına ilişkin mahkeme kararlarını tamamen yerine getirdiğinin kabul edilmesi anlamına geleceğini belirten Kombos, Türkiye’nin 2022 yılında bu amaca çok yaklaştığını ve o dönem süreci kapatmak için sadece iki oya ihtiyaç duyduğunu hatırlattı. Kombos, ikinci büyük başarılarının ise AİHM önüne sunulacak olan soru taslağının hazırlanması kararı olduğunu vurguladı.
AVUKAT DİMİTRİADİS: "TAŞINMAZ MAL KOMİSYONU İLE DOĞRUDAN BAĞLANTILI DEĞİL"
Haravgi gazetesine konuşan ve Loizidu davasıyla tanınan ünlü Rum avukat Ahilleas Dimitriadis ise kararı “oldukça önemli bir gelişme” olarak nitelendirdi. AİHM’e gönderilecek sorunun incelenmesine temel oluşturacak iki belgenin hazırlanma sürecinin başladığını ve bu hazırlıkların haziran ayı sonuna kadar tamamlanmasının beklendiğini ifade etti.
Dimitriadis, alınan bu kararın KKTC'deki Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (TMK) etkinliğiyle doğrudan bir bağlantısı olmadığını, Delegeler Komitesi’nin hukuki görüş beklediği "Ksenidi-Aresti" dava grubuyla ilgili olduğunu da sözlerine ekledi.