|
Tweet | Tarih: 18-07-2026 14:49 |
Rum terör örgütü EOKA'nın 1955'ten 1974 yılına kadar işlediği toplu katliamlar, Kıbrıslı Türklerin hafızalarındaki canlılığını koruyor. Kıbrıs Türklerinin 1963'ten 1974 yılına kadar olan direnişlerinin sembol isimlerinden eski Turizm ve Kültür Bakanı İsmail Bozkurt, EOKA'nın ilk kuruluşundaki temel hedeflerden birinin Kıbrıslı Türkleri tamamen yok etmek olduğunu belirtti. EOKA terör örgütünün Kıbrıs'ta Türklere yönelik çok sayıda toplu katliamın faili olduğunu ifade eden Bozkurt, örgütün Türklere yönelik terör eylemlerine 1960 öncesi başladığını, tamamen terör örgütü olarak hareket ederek Ada'daki Türklere yönelik vahşi ve barbarca terör saldırıları gerçekleştirdiğini anlattı. EOKA terör örgütünün Türklere yönelik ilk silahlı saldırısını 1956 yılında gerçekleştirdiğine dikkati çeken Bozkurt, saldırılarda sivil, kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden tüm Kıbrıs Türklerinin hedef alındığını söyledi. Bozkurt, EOKA terör örgütüyle 1974 öncesi Türkiye'nin desteği olmasına rağmen sınırlı imkanlarla mücadele ettiklerini vurgulayarak, o günlerde gerçekleşen katliamlar, toplu mezarlar ve sindirme politikasının hafızalarda güçlü şekilde yerini koruduğunu, Kıbrıs Barış Harekatı ile birlikte herkesin kendi yoluna gittiğini ifade etti. Geçmişten ders aldıklarını ve gelecekte de aynı olayları yaşamamak için Kıbrıs Türk halkının yaşadıklarını gelecek nesillere aktarmaları gerektiğini dile getiren Bozkurt, yıllarca masum Türk halkına karşı acımasızca katliamlar yapan örgüt üyelerinin Türk halkının direnişini kıramadığının altını çizerek bu günlerin toplumsal hafızaya kazındığını belirtti.
Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı Mücahitler Derneği Genel Başkanı Celal Bayar da EOKA'nın ilk kuruluş amacının terörizm olduğunu, Türk Mukavemet Teşkilatının (TMT) ise toplu Türk katliamlarını engellemek üzere kurulduğunu belirtti. EOKA'nın terör eylemleri sonucunda Kıbrıs'ın her tarafında Türklere ait toplu mezarlar bulunduğuna değinen Bayar, EOKA'nın da EOKA-B'nin de katliamcı geçmişleriyle terör örgütü olduğunu ve birbirlerinden farkı bulunmadığını söyledi. Ada'da binlerce Türk'ü katledip toplu mezarlara gömdüklerini ifade eden Bayar, bu toplu katliamların sadece Kıbrıs Türklerince değil, tüm Türk dünyasınca bilinmesi ve nesilden nesle aktarılması gerektiğini vurguladı. EOKA-B'nin EOKA'nın devamı olduğuna dikkati çeken Bayar, terör örgütünün kendi insanını bile öldürmüş cani bir örgüt olduğunu kaydetti. Kıbrıs Türk'ünün tek güvencesinin Mehmetçik ve Türkiye'nin garantörlüğü olduğunu vurgulayan Bayar, 1974 öncesinde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Kıbrıs Türk halkının bugün kendi devletinde özgürce yaşadığını ve bunu ana vatan Türkiye'ye borçlu olduklarını söyledi.
Kıbrıs henüz İngiliz idaresindeyken, Ada'dan İngiltere'yi kovmak ve Türkleri de yok etmek felsefesiyle Georgios Grivas liderliğinde 1 Nisan 1955'te resmen kurulan EOKA terör örgütü, 1956 yılında Abdullah Alparslan'ı (Abdullah Çavuş) Baf kentinde pazara giderken şehit ederek Türklere karşı ilk silahlı eylemini yaptı. Georgios Grivas yönetimindeki terör örgütü EOKA, 1958 yılında Sinde (İnönü), Atlılar, Arnayi, Üç Şehitler, Goşşi gibi köylerde Türk işçiler, çobanlar ve sivilleri hedef aldı. Kıbrıs'ta "Sinde Katliamı" olarak bilinen 12 Temmuz 1958'deki olayda, İnönü köyünden 4 araçlık konvoyla ayrılan Türklere yönelik saldırı sonucunda 5 Kıbrıslı Türk hayatını kaybetti, 2 kişi de ağır yaralandı. Kıbrıslı Türkleri topluca hedef alan EOKA saldırıları bir gün sonra Atlılar köyünde yaşandı ve ovada hayvanlarını otlatmakta olan 3 Türk, asker ve polis üniformalı Rumlar tarafından öldürüldü. Yapılan soruşturmada saldırıyı EOKA'nın yaptığı anlaşıldı. Aynı hafta içinde İngiliz idaresinde görevli Rum asker ve polislerden destek alan EOKA terör örgütü üyelerince Arnayi, Üç Şehitler ve Goşşi köylerinde Kıbrıslı Türkler toplu katliamların kurbanı oldu. EOKA üyesi teröristler, 30 Temmuz 1958'de Lefke'deki madendeki işlerinden dönen Kıbrıslı Türklere Erenköy-Gemikonağı yolu üzerinde pusu kurup ateş açtı; bu saldırıda 1 kişi öldü, 7 kişi yaralandı.
Kıbrıs'ta Rum terör örgütü EOKA, 1963 yılında "Kanlı Noel" olarak tarihe geçen Türklere yönelik toplu katliamların en büyüğünü yaptı. Türkleri kurucusu olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti'nden atmak isteyen dönemin Devlet Başkanı 3. Makarios ile EOKA üyesi ve dönemin İçişleri Bakanı olan Yorgos Yorgacis tarafından uygulamaya konulan "Akritas Planı" ile Türklere yönelik sistematik yok etme hareketi ve Ada'nın Yunanistan'a bir an önce bağlanması çalışmaları başlatıldı. Terör örgütü EOKA'nın 20-31 Aralık 1963 tarihleri arasındaki Kanlı Noel saldırılarında bazı kaynaklara göre 364 Kıbrıslı Türk öldürüldü ve çoğunluğu toplu mezarlara gömüldü. Kanlı Noel sonucunda 18 bin ile 30 bine kadar Türk Ada'yı terk ederek başka ülkelere göç etmek zorunda kalırken, 25 bin Kıbrıslı Türk yerlerinden edilerek Kıbrıs'ın toplam yüz ölçümünün yüzde 3'ü kadarlık bir alanda kamplarda Rum ablukası altında yaşamak zorunda bırakıldı. Kanlı Noel saldırılarının başlangıcında EOKA mensubu teröristler, Lefkoşa Tahtakale'de bir taksiyi tarayarak Zeki Halil ve Cemaliye Emirali adlı Kıbrıslı Türkleri katletti. EOKA terör örgütüne bağlı militanlar, Kanlı Noel'in bir parçası sayılan Kumsal Katliamı veya Kumsal Baskını olarak bilinen 24 Aralık 1963 tarihindeki olayda başkent Lefkoşa'nın Kumsal bölgesinde bir eve saldırı düzenledi. Saldırıda Tabip Binbaşı Nihat İlhan'ın eşi ile 3 çocuğu banyo küvetinde şehit edildi ve bu olay Kanlı Noel saldırılarının en acı simgelerinden biri olarak tarihe geçti. EOKA'nın dönemin devlet yetkilileri destekli işlediği Kanlı Noel saldırılarının içinde yer alan Ayvasıl Katliamı'nın kurbanı Kıbrıslı Türkler toplu mezarlara gömüldü. EOKA, 1964 yılında Agios Vasileios, Limasol, Gazimağusa, Ağrotur ve Dikelya katliamlarında 65'ten fazla Kıbrıslı Türk'ü öldürerek toplu mezarlara koydu. Ağrotur ve Dikelya Katliamı, EOKA terör örgütünün 11 Kıbrıslı Türk'ün Larnaka'dan İngiliz Üssü'ne giderken bindikleri servis otobüsünün kaçırılarak öldürülmesi şeklinde gerçekleşti. Olay "Kayıp Otobüs" olarak tarihlere geçerken, katliam kurbanlarının kalıntıları 2009 yılında bir Rum köyünde tespit edilerek şehitliğe nakledildi.
Erenköy Direnişi sırasında Türk Hava Kuvvetlerine bağlı savaş uçakları, Erenköy'e saldıran Yunan askeri birlikleri ve Rum Milli Muhafız Ordusu güçlerinin yanı sıra Grivas liderliğindeki EOKA terör gruplarını da vurdu. Türk uçaklarının müdahalesi, Erenköy'e direniş için gelen çoğu üniversite öğrencisini Yunan ve Rum askerler ile EOKA terör örgütü tarafından toplu katliamdan kurtardı. Geçmitkale köylerine 1967'de Yunanistan ordusuna bağlı birlikler ile Rum güvenlik güçleri desteğinde EOKA terör örgütü elebaşı Georgios Grivas komutasında saldırı başlatıldı. "Geçitkale Katliamı" olarak bilinen saldırılarda, 24 ila 30 arasında Kıbrıslı Türk köylüsü Rum çeteler tarafından öldürülerek toplu mezarlara gömüldü.
Yunanistan Askeri Cuntası Lideri Dimitri İyonidas, 3. Makarios Yönetimi'nin kullandığı yöntemlerin Kıbrıslı Türklerin yok edilerek Ada'nın Yunanistan'a hızlıca bağlanmasına yetmediği gerekçesiyle EOKA'yı tekrar aktif hale getirmek üzere harekete geçti. Daha önce Kıbrıs'ı terk eden Yeoryos Grivas, gizlice Ada'ya gelerek 28 Ağustos 1971 tarihinde EOKA'nın kanlı mirasının devamı olarak EOKA-B terör örgütünü kurdu. EOKA-B'nin kurulmasıyla birlikte zaten hiç durmayan Kıbrıslı Türklere yönelik sistematik saldırılar tekrar hız kazandı. Kıbrıs'ta 1974 yılına gelindiğinde EOKA terör örgütü tarafından Alaminyo, Limasol, Muratağa, Sandallar ve Atlılar, Taşkent ile Taşpınar katliamları yapıldı. Bu katliamlarda tamamı sivil, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 300 kadar Kıbrıslı Türk öldürülerek toplu mezarlara konuldu. EOKA terör örgütü, Türklerin yanı sıra örgüt görüşünü benimsemeyen Rumları da hedef aldı. EOKA tarafından terör örgütünün görüşlerini paylaşmadığı için öldürülen 203 Kıbrıslı Rum'un adı, Makarios Drousiotis tarafından kayıt altına alındı. Kıbrıs'ta "Yunan Darbesi" olarak bilinen 15 Temmuz 1974'teki Nikos Sampson'un 3. Makarios'a yönelik yaptığı askeri darbe sırasında hayatını kaybeden 500'e yakın Rum'un büyük kısmının, Kıbrıs'ı Yunanistan'a bağlama hedefindeki EOKA terör örgütü mensuplarınca katledildiği biliniyor.