Bugun...


KARMA EVLİLİK MAĞDURLARI İÇİN TARİHİ ADIM
Tarih: 21-06-2026 10:25:15 Güncelleme: 21-06-2026 10:25:15 + -



facebook-paylas
Tarih: 21-06-2026 10:25

KARMA EVLİLİK MAĞDURLARI İÇİN TARİHİ ADIM

 

Karma evliliklerden doğan çocukların Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığına erişim hakkı için 11 yıldır hukuk mücadelesi veren Eda Hançer Akkor’un davasında kritik bir aşamaya gelindi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Akkor’un başvurusunu inceleme kararı aldı.

Uzun soluklu bu hukuki sürecin dönüm noktasını Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) değerlendiren Akkor, kararı “Uzun bir yolun sonunda ilk defa bir ışık gördük” sözleriyle yorumladı. Dosyanın esastan görüşüleceğine dair resmi bildirimin Aralık 2025'te avukatı Nicoletta Charalambidou’ya iletildiğini belirten Akkor, bu gelişmenin sadece kendi davası için değil, aynı mağduriyeti yaşayan binlerce kişi için büyük bir umut ışığı olduğunu vurguladı.

 

11 YILLIK HUKUK MÜCADELESİNİN GEÇMİŞİ

Türkiye’den Kıbrıs’a 1975 yılında gelen bir baba ile Kıbrıslı Türk bir annenin çocuğu olarak Kıbrıs'ta dünyaya gelen Eda Hançer Akkor, annesinden gelen resmi yurttaşlık hakkını alabilmek adına ilk başvurusunu 2004 yılında Güney Kıbrıs Rum makamlarına yaptı.

Başvurusuna 10 yıl boyunca olumlu ya da olumsuz hiçbir yanıt alamayan Akkor, üçüncü ülke vatandaşı konumunda görüldüğü için Hollanda’da burslu kabul aldığı üniversite eğitimine de gidemedi. 2014 yılında hamile kalmasıyla birlikte yaşadığı bu mağduriyetlerin doğacak çocuğuna da miras kalmasını istemeyen Akkor, hak arama mücadelesini 2015 yılında mahkemeye taşıdı.

Kıbrıslı Rum Avukat Nicoletta Charalambidou ile Güney Kıbrıs İdare Mahkemesi’nde açılan ve 5 yıl süren idari davayı kaybeden Akkor, yasal süresi içinde dosyayı Yüksek Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Buradaki yargı sürecinin de 5 yıl sürmesi ve davanın yine aleyhte sonuçlanmasıyla iç hukuk yollarını tüketen Akkor, adalet arayışını AİHM gündemine taşıdı. Başvuruların yüzde 75'ini ilk aşamada reddeden AİHM'in davayı esastan incelemeyi kabul etmesi, 11 yılı aşan sürecin en kritik başarısı olarak kayıtlara geçti.

 

MAĞDURİYET KUŞAKTAN KUŞAĞA AKTARILIYOR

Başlattığı mücadelenin salt eğitim veya seyahat özgürlüğüyle sınırlı olmadığını ifade eden Akkor, konunun bir aidiyet ve eşit yurttaşlık hakkı olduğunu belirtti. Oğlu Adel’in bugün 12 yaşına geldiğini hatırlatan Akkor, sorunun artık kendi kuşağını da aşarak çocuklarına ve torunlarına sirayet eden kuşaklar arası bir hak meselesine dönüştüğünü vurguladı ve aynı mağduriyetin nesilden nesile aktarılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Akkor’un bireysel olarak başlattığı bu mücadeleye süreç içerisinde toplumsal düzeyde de büyük destek geldi. AİHM başvuru sürecinde KTÖS, KTAMS, BES, KOOP-SEN, DAÜ-SEN ve DEV-İŞ gibi güçlü sendikalar davaya destek verirken; Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da konuya destek belirterek Cumhurbaşkanlığı bünyesinde özel bir komite kurulmasını sağladı. Ayrıca Kimliksizler Derneği ve İnsan Hakları Platformu’nun girişimleriyle konu Birleşmiş Milletler İnsan Hakları raporlarına da taşındı.

 

MAVİŞ: "ÇOCUKLAR ÜSTÜNDEN YÜRÜTÜLEN BU POLİTİKA DOĞRU DEĞİL"

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, TAK’a yaptığı açıklamada sendikal sorumluluk gereği bu davaya tam destek verdiklerini belirtti. Sorunun, Güney Kıbrıs makamlarının 2007 yılında yasada yaptığı tek taraflı değişiklikle vatandaşlık vermeyi Bakanlar Kurulu inisiyatifine bırakması ve kuzeydeki limanları "yasal olmayan liman" ilan etmesiyle görünür hale geldiğini söyleyen Maviş, bu yaklaşımın iyi niyetli olmadığını ifade etti.

Çocuk Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni hatırlatan Maviş, "Devletler vatandaşlarının kiminle evleneceğine karışamaz, çocuklar da anne babalarını seçemeyeceğine göre çocuklar üstünden yürütülen bu politika doğru bir politika değildir" dedi. Kıbrıslı Türklerin yabancılarla evliliklerinde açık bir ayrımcılığa uğradığına dikkat çeken Maviş, AİHM'in her çocuğun geçerli bir pasaport hakkı olduğu varsayımı üzerinden olumlu bir açılım göstereceğine inandığını ekledi.

 

BENGİHAN: "BU ÜLKEDE AYNI SORUNU YAŞAYAN BİNLERCE ÇOCUK VAR"

KTAMS Başkanı Güven Bengihan ise sendika olarak toplumsal olaylara karşı sorumlu sendikacılık bilinciyle hareket ettiklerini belirterek, bu meselenin sadece Eda Hançer Akkor’un değil, aynı sorunla boğuşan binlerce çocuğun ortak davası olduğunu vurguladı.

Konuyu "toplumun kanayan bir yarası" olarak nitelendiren Bengihan, anne veya babası Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olan çocukların bu hakkı almasının en temel, demokratik ve anayasal hakları olduğunu söyledi. Yapılan ayrımcılığın insanlık onuruna yakışmadığını ifade eden Bengihan, Akkor’u cesur mücadelesinden dolayı tebrik ederek sendika olarak bu hak arayışının büyütülmesi için destek vermeye devam edeceklerini kaydetti.




Bu haber 93 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KKTC Haberleri

YUKARI