|
Tweet |
Güney Kıbrıs Eski Eserler Dairesi, Dromolaxia-Vyzakia Hala Sultan Tekkesi bölgesinde yapılan kazılarda Geç Tunç Çağı’na (MÖ 1400) ait iki mezar bulunduğunu duyurdu. Mezarların içinde titizlikle işlenmiş yerel çömlekler, aletler ve kişisel süs eşyaları gibi zengin buluntular ortaya çıkarıldı.

Mezar odalarının tavanlarının antik çağda çöktüğü, bu durumun içeriğe zarar vermekle birlikte büyük kısmını koruduğu ve araştırmacılara kritik arkeolojik bağlamlara erişim sağladığı belirtildi. Daire, “Çöküş, mezarları mühürleyerek içeriğini korudu ve gömü gelenekleri hakkında önemli bilgiler elde edilmesini sağladı” açıklamasını yaptı.
İlk sonuçlara göre mezarlarda yeni doğanlardan 40 yaşını nadiren geçen yetişkinlere kadar her yaştan bireylerin kalıntıları bulundu. Bu durum, dönemin düşük yaşam beklentisini yansıtıyor. Stratigrafik veriler, mezarların birçok nesil boyunca kullanıldığını ve en eski kalıntıların yeni gömüler için dikkatlice taşındığını gösteriyor. Bu yeniden kullanım, güçlü aile sürekliliği ve akrabalık bağlarını ortaya koyuyor.
Kazılarda bulunan egzotik nesnelerin Miken, Mısır ve Mezopotamya gibi uygarlıklarla kurulan karmaşık ticaret yolları aracılığıyla bölgeye ulaştığı değerlendiriliyor. Bu keşifler, Kıbrıs’ın Tunç Çağı’nda Akdeniz ticaretinde oynadığı kritik rolü vurguluyor. Hala Sultan Tekkesi’nin servetinin bakır üretimi ve ihracatına dayandığı; cüruf yığınları, cevherler, fırınlar ve potalar gibi kalıntıların bunu kanıtladığı ifade edildi.
Troodos Dağları’ndan çıkarılan hammaddelerin yerel olarak işlenip Hala Sultan Tekkesi limanı üzerinden taşındığı, bu sayede şehrin MÖ 15. yüzyıl ortalarından 13. yüzyıl sonlarına kadar Akdeniz ve ötesinden tüccarlar için cazip bir merkez haline geldiği belirtildi.
Kazı çalışmaları, Göteborg Üniversitesi’nden Prof. Peter Fischer ve Rainer Feldbacher yönetiminde yürütülüyor; buluntular Larnaka İlçe Arkeoloji Müzesi’nde analiz ediliyor.