|
Tweet |
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) bağımsızlık yıl dönümü resepsiyonunda yaptığı konuşmada, ortak değerler ve çıkarların Güney Kıbrıs ile ABD'yi birbirine daha da yakınlaştırdığını vurguladı. İki ülke arasındaki ilişkilere özellikle dikkat çeken Hristodulidis, bu bağın Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki istikrar, refah ve barış için ortak vizyona dayanan stratejik bir ortaklık olduğunu söyledi.
Fileleftheros gazetesinin haberine göre Hristodulidis, 2024 yılında başlatılan ilk Stratejik Diyalog ve imzalanan İkili Savunma İş Birliği Yol Haritası’nın önemli birer dönüm noktası olduğunu belirtti. Savunma alanındaki iş birliğinin "eşi benzeri görülmemiş" bir düzeye ulaştığını ifade eden Rum lider, savunma ve güvenlik alanındaki gelişmeleri aktardı.
Yeni dönemde Güney Kıbrıs’ın ABD savunma malzemeleri ve hizmetlerine erişiminin sağlanmasıyla güvenlik alanında yeni bir sayfa açıldığını dile getiren Hristodulidis, Güney Kıbrıs'ın ABD’deki askeri akademilere adaylık başvurusu yapma hakkı kazandığını ve ABD Deniz Akademisi’ne ilk kez bir Kıbrıslı öğrencinin kabul edildiğini açıkladı. Ayrıca Güney Kıbrıs’taki Savunma ve Güvenlik Akademisi ile George C. Marshall Center arasındaki iş birliği sayesinde kurumsal bağların daha da genişletildiğini belirtti.
Büyük Amerikan şirketlerinin, Güney Kıbrıs’ın tek yanlı ilan ettiği "Münhasır Ekonomik Bölgesi" içerisindeki varlığından ve artan faaliyetlerinden övgüyle bahseden Hristodulidis, bu durumun Güney Kıbrıs’a duyulan güveni yansıttığını ve yakın zamanda yeni olumlu açıklamaların beklendiğini söyledi.
Geçtiğimiz yıl New York, Teksas ve Silikon Vadisi’ne gerçekleştirdiği ziyaretlere değinen Hristodulidis, önümüzdeki aylarda NVIDIA ile Plug and Play gibi dev teknoloji şirketleriyle yapılması beklenen iş birliklerinin kapısının aralandığını müjdeledi. Eğitim alanında da ABD’yi tercih eden Kıbrıslı gençlerin sayısında artış yaşandığını kaydetti.
ABD ile yürütülen vize muafiyeti programına da değinen Hristodulidis, Güney Kıbrıs’ın Amerikan tarafının talep ettiği tüm kriterleri yerine getirmesine rağmen, Washington’un üçüncü ülke vatandaşlarının ülkeye girişine yönelik politikasındaki genel değişiklikler nedeniyle henüz bu programa dahil olamadığını anlattı. Buna karşın, "Visa Waiver Program"a katılım hedefinin değişmediğini ve bu yöndeki çabaların kararlılıkla sürdüğünü vurguladı.
Hristodulidis konuşmasının sonunda, ABD'nin bağımsızlık değerlerine atıfta bulunarak, Kıbrıs sorununa kalıcı, yaşayabilir ve bütünlüklü bir çözüm bulunması ile adanın yeniden birleşmesi yönündeki çabalara bu değerler ışığında bağlı kalmaya devam edeceklerini belirtti.