|
Tweet |
KIBRIS'IN NABZI
ÖZEL HABER
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 21 Mayıs 2024 tarihinde yürürlüğe giren "102 Sayılı Taşınmaz Mal Edinme Yasası", inşaat sektöründe yarattığı belirsizliklerle gündemdeki yerini koruyor. Sektör paydaşları, bu süreçte anamuhalefet lideri ve hukuk profesörü Tufan Erhürman’ın sergilediği tutumu, fiber optik projesindeki "hızlı müdahalesi" ile kıyaslayarak nezaket çerçevesinde bir "yöntem eleştirisi" getiriyor.
FİBER OPTİKTEKİ KARARLILIK MEMNUNİYET YARATTI
Cumhurbaşkjanı Tufan Erhürman’ın, kamu menfaatini ilgilendiren fiber optik altyapı girişimlerine karşı gösterdiği anayasal duyarlılık, toplumun pek çok kesimi tarafından takdirle karşılandı. Hükümetin "Yasa Gücünde Kararnameler" yoluyla attığı adımları Anayasa Mahkemesi’ne taşıyarak denetlenmesini sağlayan Erhürman, hukuk devleti ilkelerinin korunması noktasında önemli bir figür olarak öne çıktı.
İNŞAAT SEKTÖRÜNDE BEKLENEN "HUKUKİ ÇEVİKLİK"
Ancak aynı duyarlılığın, ekonominin can damarı olan inşaat sektörünü derinden etkileyen 102 sayılı yasa için neden aynı hızla sergilenmediği, sektör temsilcileri arasında bir merak konusu. 20 milyon Euro’luk yatırım şartı ve ilçe kotaları gibi sektörü teknik olarak kilitleyen maddeler içeren bu yasa hakkında Erhürman’ın o dönem yaptığı "ciddiyetsizlik" eleştirileri haklı bulunsa da, bu eleştirilerin bir "yargı hamlesiyle" taçlandırılmamış olması bir eksiklik olarak değerlendiriliyor.
ELEŞTİRİLERİN ODAĞI: NEDEN ANAYASA MAHKEMESİ DEĞİL?
Sektörün içinden gelen sesler, Erhürman’a şu nazik soruyu yöneltiyor: "Fiber optik gibi stratejik bir konuda yargı yolunu en etkili şekilde kullanan ana muhalefet, mülkiyet haklarını ve binlerce kişinin istihdamını ilgilendiren inşaat yasasındaki anayasal aykırılıklar için neden benzer bir 'yürütmeyi durdurma' girişimi başlatmadı?"
Hukuk çevreleri, yasadaki bazı düzenlemelerin Anayasa’nın eşitlik ve mülkiyet ilkeleriyle çeliştiği yönünde görüş bildirirken, Erhürman’ın bu konuda yargı yerine siyasi eleştiriyle yetinmesi, sektörde "yalnız bırakılmışlık" hissi uyandırıyor.
YAPICI BİR ÇIKIŞ BEKLENTİSİ
Bugün gelinen noktada, inşaat sektöründe yaşanan tıkanıklığın aşılması için sadece hükümetin değil, muhalefetin de elindeki tüm hukuki enstrümanları kullanması bekleniyor. Tufan Erhürman gibi bir hukuk otoritesinin, fiber optikte gösterdiği "koruyucu" refleksi, ekonominin kalbi olan inşaat sektörü için de sergilemesi, sektördeki belirsizlik sisini dağıtabilecek en önemli adım olarak görülüyor.