|
Tweet |
KIBRIS'IN NABZI
CANLI AKTARIM
Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (KAMU-SEN), kamuda görev yapan geçici ve sözleşmeli personelin yaşadığı sorunlar, talepler ve yürütülen yasal çalışmalar hakkında sendika binasında bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında KAMU-SEN Başkanı Metin Atan ve sözleşmeli personel temsilcisi Coşkun Bundak açıklamalarda bulunarak hükümete güvence çağrısı yaptı.
Toplantıda konuşan KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, yaşanan süreci ve hedeflerini şu sözlerle aktardı:
"Bugün burada toplanmamızın nedeni, son günlerde gündem olan ve gerekli de olan geçiciler ve sözleşmelerle ilgili arkadaşlarımızla bir basın açıklaması düzenlemektir. Kamuda geçici görev alan ve 17-20 yıla kadar çalışan arkadaşlarımıza güvence adı altında, altını çizerek söylüyorum kesinlikle müdür, müsteşar konusu değil, bu arkadaşlarımızın iki dudak arasından kurtulmalarına sebebiyet verecek durumlara karşı bu yasa tasarısı düzenlenmiştir. Kamuoyunda işte bu 17-20 yıl çalışan arkadaşlarımızla ilgili 'müdür, müsteşar da olacak' deniyor, öyle bir şey kesinlikle olamaz. Burada bizim tek amacımız güvenceli çalışmaktır. 2014 yılında geçicilik literatürde kalmıyor yasasında. Bu arkadaşlarımızın statüsü yok, geçici memur diye alındılar ama sonucunda bunun geçici memur yapılıyor ama statüleri yok ve iki dudak arasında. Yarın bizim ülkemizde her şey olur arkadaşlar. Yarın önemli bir siyasi diyebilir ki 'ekonomik kriz var, biz sizlere teşekkür ederek uğurluyoruz.' Bu olmayacak diye bir durum da yoktur. Ama biz bunun önüne geçmek için sendika olarak böyle bir çalışma içerisine girdik. Nihayetinde geçicilerle ilgili bu sonuca ulaştık. Pazartesi günü genel kurula gidecek, komiteden geçti zaten."
Sözleşmeli personelin hakları için de mücadele başlattıklarını belirten Atan, şöyle devam etti:
"Şimdi bunun yanında önemli bir çalışmamız daha var. Kamuda sözleşmeli olarak çalışan arkadaşlarımıza bu imkanın neden sağlanmasın diye yola çıktık. Öncelikle izinler konusu. Çünkü kamuda çalışıyorsa izin haklarının da eşit bir ilkesine dair olması lazım. İzinlerle ilgili en azından bu arkadaşlarımızın izinleri kamu görevi yasasına göre olsun dedik. Çünkü diğer kamu görevlileri aylık izinleri 3,5 gün iken bu arkadaşlarımızın 2,5 günü. Sağlık izinleri 42 gün iken bu arkadaşlarımızın 15 günü. Ve daha mazeret izinlerinin de ne derece düşük olduğunu görüyoruz. En azından bundan yola çıkarak bu arkadaşlarımıza güvence adı altında katkı koymaya karar verdik. Çalıştık, arkadaşlarla da günlerce çalıştık. Zaten daha önce de söz verilmesine rağmen yapılmadı. Bu nedenle bunun da müjdesini vereyim; izinler büyük bir olasılıkla geçti, çalışmalar son aşamada. Ancak güvence adı altında da büyük bir çalışma, büyük bir adım attık. Geçenlerde Başbakanla da görüştüğümüzde Sayın Başbakan bize talimat verdi, bunun da aynı şekilde güvence adı altında olacak şekilde yapılmasını komiteye bildirdi."
Yapılan çalışmanın mali bir yük getirmeyeceğini de sözlerine ekleyen Atan, konuşmasını şu vurgularla tamamladı:
"Kesinlikle bu arkadaşlarımızın ne maaş ne de mevki derdidir. Bu arkadaşlarımızın derdi çalışırken güvenli bir şekilde çalışma ortamı istemeleridir. O da nedir? Güvence adı altında dediğimiz işte bu yasanın kendilerine uygulanmasını talep ediyorlar ki en doğal haklarıdır, doğrudur da. Çünkü bu arkadaşlarımızın hepsi her yıl mukavele imzalıyor. Sözleşmeli ne demek? Devlet kanadı ve çalışan arasında her yıl akit imzalanıyor, ona göre her yıl devam ediyor. Bunu geçmişte, geçen yıl yaşadık; maalesef hükümet bu güvenilirliğin kaybetmelerine neden olan bu arkadaşlarımızın imzalarını atmadılar, unutulanlar var ve maaş alamadılar yani. Bu arkadaşlarımızın içerisinde 21 yıl çalışan var. Statüsü müdürlük, müsteşarlık olmamasına rağmen bu arkadaşlarımız öyle bir uzmanlaştı ki müdürlük, müsteşarlık yapıyor ama yine statüsü aynı gibi çalışıyor. Onun için biz bu konuda karar verdik. Haklı nedenlerden dolayı bu arkadaşlarımıza en azından bundan sonra bir performans doldurulması getirilsin. Maaş istemiyor arkadaşlar, normal maaşlarını alıyorlar zaten, ekstra bir külfet gelmeyecek bence. Bu arkadaşlarımıza bundan sonraki süreçte performansa dayalı, 3 yılda bir performansa dayalı olsun. Bu performansa göre başarısızsa durdurun kardeşim, devam ediyor başarılıysa devam etsin, olay budur. Önemli olan çalışarak bu arkadaşlarımıza bu katkıyı koyacağımızdır. Ben bütün sendikaların da bu katkıyı koymasını bekliyorum, çünkü birlikten güç doğar. Ancak biz bir aşamaya geldik, onu söyleyeyim. İzin konusu büyük bir asıl var, tamamdır, tüzük de son haddinde. Sayın Başbakan ve müsteşarlarla görüştüm, 'önümüzdeki bu hafta geçecek' dedi. En azından bu güvence olayının da sözleşmelilerde olmasıyla ilgili Başbakan'ın o talimatı var, göreceğiz. Biz mücadelemize devam edeceğiz."
Sözleşmeli personel adına söz alan komite temsilcisi Coşkun Bundak, KAMU-SEN yönetimine destekleri için teşekkür ederek kamuda yüksek lisans, lisans ve uzmanlık derecelerine sahip, Sayıştay ve Savcılık onaylarıyla istihdam edilmiş 412 sözleşmeli personelin görev yaptığını belirtti. Aralarında 21 ila 25 yılını tamamlamış çalışanların bulunduğunu ifade eden Bundak, geçici memurlar ile sözleşmeliler arasında özlük hakları açısından fark olmadığını, her iki grubun da iş güvencesine ihtiyacı olduğunu kaydetti.
Coşkun Bundak, sözleşmeli personelin her yıl "sözleşmem imzalanacak mı" endişesi taşıdığını, geçmişte Bakanlar Kurulu toplanamadığı için aylarca maaş alamayanlar olduğunu belirterek mesleki sıkıntıları şu sözlerle özetledi:
"Sözleşmelinin barem skalası dokuzuncu yılda durur ve daha sonra yukarıya gitmez. Hayatı boyunca kamuda geçirdiği yılları boyunca alacağı tek şey hayat pahalılığıdır. Onun üzerine bir barem artışı almaz. Maalesef yıllarımızı vermiş olduğumuz kamuda aldığımız sertifikalar var, gittiğimiz eğitimler var. Yani devlet bize bir yatırım yapıyor ama devletin bize yapmış olduğu yatırımı biz hiçbir şekilde değerlendiremiyoruz. Her yıl yenilenmiş olan akitin bir gün son bulacağı düşüncesiyle herhangi bir uzun vadeli borçlanma, bir mülk edinebilme, herhangi bir araba satın alabilme ile ilgili borçlanmayı bankadan sözleşmeli yapamıyor. Niye yapamıyor? Önünü göremediği için."
Müdürlük veya müsteşarlık gibi makam taleplerinin kesinlikle bulunmadığını yineleyen Coşkun Bundak, meclis genel kuruluna sevk edilen "Geçici Personel Hak ve Menfaatlerini Düzenleyen Yasa Önerisi" kapsamına 412 sözleşmeli personelin de dahil edilmesi için Başbakan ve hükümet yetkililerine çağrıda bulundu. Bundak, pazartesi günü genel kurulda bu dahil edilmenin gerçekleşmesi halinde hükümet yetkililerine ve başbakana teşekkür etmek için yeniden bir basın toplantısı düzenleyeceklerini belirterek sözlerini tamamladı.
Konuşmanın sonunda yeniden söz alan KAMU-SEN Başkanı Metin Atan, komite temsilcisi Coşkun Bundak'a teşekkür ederek basın toplantısını sonlandırdı.