|
Tweet |
KIBRIS'IN NABZI
CANLI AKTARIM
Kıbrıs Türk Kasaplar Birliği, Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) toplantı salonunda düzenlediği basın toplantısında, et sektöründe yaşanan derin krizi ve çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı. Yaklaşık iki yıldır ülke gündemini meşgul eden et fiyatlarındaki fahiş artışın, halkın alım gücünü bitirme noktasına getirdiği ve kasap esnafını iflasın eşiğine sürüklediği vurgulandı. Hayvan varlığının nüfus artışına paralel olarak artmaması ve girdi maliyetlerindeki zamların fiyatları önlenemez bir noktaya taşıdığı ifade edildi.
Sektör temsilcileri, halkın et ihtiyacını karşılamak için Güney Kıbrıs’a yöneldiğini, bu durumun gıda, restoran ve giyim gibi diğer sektörleri de olumsuz etkileyerek ülke ekonomisinden her yıl yüz milyonlarca euronun dışarı kaçmasına neden olduğunu belirtti. Kaçak yollarla ülkeye giren etlerin halk sağlığını tehdit ettiğine dikkat çekilen açıklamada, hükümetin bu duruma seyirci kalması "anlamsız bir müsaade" olarak nitelendirildi. "Biz battık efendiler, bize bir çare bulun" sözleriyle hükümete seslenen birlik üyeleri, Başbakan ve tüm kabineyi göreve davet etti.
Paylaşılan istatistiksel veriler, yerli üretimin acı tablosunu gözler önüne serdi. 2025 yılı Veteriner Dairesi verilerine göre, yerli et üretiminin ülke nüfusunun sadece yüzde 40’ına yettiği, geriye kalan yüzde 60’lık ihtiyacın ise güneyden bireysel alışverişler ve kaçakçılıkla karşılandığı açıklandı. 700 bin kişilik tahmini nüfus üzerinden yapılan hesaplamaya göre, kişi başı yıllık et tüketiminin sadece 11 kilogramda kaldığı, bunun da günlük 30 gram gibi oldukça düşük bir miktara tekabül ettiği belirtildi.
Basın toplantısının ardından Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş Kelle’ye sunulacak olan resmi talep yazısında ise somut çözüm önerileri sıralandı. Yazıda, kayıtlı kesimler üzerinden kişi başı aylık et tüketiminin 1 kilonun bile altına düştüğü vurgulanarak, reyonlara uzaktan bakan halkın mağduriyetinin giderilmesi istendi. Bu kapsamda, başlangıç olarak aylık 200 ton kuzu etinin karkas olarak ithal edilmesi ve bu işlemin kooperatif aracılığıyla kontrollü bir şekilde gerçekleştirilmesi talep edildi. İthalatın, kaçakçılığın önüne geçeceği ve güneye giden vatandaşı yerli kasaba geri kazandıracağı savunuldu.