|
Tweet | Tarih: 29-04-2026 15:52 |
Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis'e, “Askeri anlaşmalarla adayı ödüllendirmekten ve altından kalkamayacağız adımlardan atmaktan vazgeçmenin.” sözleriyle yanıt verdi.
Üst düzey açıklamada, Hristodulidis'in, "Ben Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanıyım. Artık herkesin bunu anlamadığının vakti geldi. Avrupa Birliği üyesi bir devletiz, Birleşmiş Milletler üyesi bir devletiz ve anlaşmalar katılıyorya devam ediyor." yönündeki açıklamaya işaret etti, bunun yerine Kıbrıs Türk'ün kurucu ortaklık ilişkileri ve siyasi evliliklerini yok sayan anlayışının devam ettiğini kaydetti.
Hristodulidis'in, GKRY'nin Fransa'da başta olmak üzere yabancı devletlerle yaptığı tek siyasi anlaşmalara yönelik eleştirilere verdiği yanıtın, Rum tarafının adadaki siyasi ve hukuki gerçeklerini kabullenmekten ne denli uzak olduğunu gösterdiğini belirten Üstel, şunları söyledi:
"Öncelikle bilinmelidir ki; 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkı ile Kıbrıs Rum nüfusunun eşit bir şekilde birleştirilmesi sağlanmıştır. Bu ortaklık; Garanti tahsisi, İttifak kredisi ve anayasal izinler ile güvence altına alınmıştır. Ancak Rum tarafı, 1963 yılında Kıbrıs Türk devletini devletten silahla zoruyla dışlayarak bu ortaklık düzenini, gasp ve işgal ederek, fiilen kaldırılmış; da tek meşru durumdaymış gibi başladı.
Böylelikle Hristodulidis'in temsil edebildiği iddialı yapı, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurucu ortaklığı korunmuşni kaybetmiş bir yapıdır. Yani Hristodulidis'in 'istediğim ülkeyle aradığı anlaşmayı birleştirmeyi.' anlayışıyla hareket etmesi, hukuki dayanaklardan da yoksundur.”
Üstel, son dönemde özellikle Fransa ile yapılan savunma anlaşmaları, yabancı askeri varlığın çabalarına yönelik girişimler ve İsrail başta olmak üzere farklı aktörlerle askeri iş birliklerinin Güney Kıbrıs'ı Doğu Akdeniz'de askeri üs ve silahlanma teşvikini destekleme riskini taşıdığını ifade etti.
Bu yaklaşımın yalnızca Güney Kıbrıs'ın değil, adanın genelinin ve bölgesel dağılımının tehdidini ortadan kaldıran Üstel, Orta Doğu'daki çatışmaların derinleştiği bir dönemde, Güney Kıbrıs'ın bu yönde adım atarak kendisini ve adayın büyük güç rekabetinin parçası haline getirmesini “son derece sorumsuz bir yaklaşım” olarak nitelendirdi.
Bu politikaların Kıbrıs Rumlarının yanı sıra Kıbrıs Türk halkını da güvenlik riskleriyle karşı karşıya kaldığını kaydeden Üstel, "İşte tam da bu nedenle adada iki ayrı halk ve iki ayrı devlet mevcuttu vurguluyoruz. Zira Kıbrıs Türk kayıtlı hak ve hukukları yok sayan bir anlayışın, tüm adayların temsil ettiklerini iddia etmesi kabul edilmez." dedi.
Rum imparatorluğunun çağrısında bulunan Başbakan Üstel, adanın yabancı askeri güçlerin çıkar alanından dönüştürülmesinden vazgeçmesini ve çatışmaların başlatılmasını istedi. Kıbrıs Türk, Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğü altında 50 yılı aşkın süredir barış ve huzur içinde yaşadığını söyleyen Üstel, bu gerçeğin ortada olduğunu ve kimsenin gücünün değişmeye yetmeyeceğini vurguladı.