|
Tweet | Tarih: 06-07-2026 12:48 |
Evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu 6 Temmuz 1996’da hayatını kaybeden Gazeteci-Yazar Kutlu Adalı, ölümünün 30’uncu yıl dönümünde kabri başında düzenlenen törenlikle anıldı. Kutlu Adalı Vakfı ve Yenidüzen Gazetesi tarafından gerçekleştirilen anma törenine Adalı ailesinin yanı sıra 2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, CTP’li milletvekilleri, örgüt temsilcileri ve sevenleri katıldı.
Törende sırasıyla Kutlu Adalı’nın kızı İl Adalı, Yenidüzen Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ertuğrul Senova, Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB) Başkanı Ayşemden Akın, Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) Örgütlenme Sekreteri Tümay Tuğyan, CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ve 2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat konuşma yaptı.
2’nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat törende yaptığı konuşmada, Kutlu Adalı’nın öldürüldüğü geceyi hiç unutmadığını, o dönem CTP Başkanı olarak cinayetin aydınlatılması için büyük çaba sarf ettiklerini belirtti. Cinayetin planlanma şekli nedeniyle o dönem faillerin ortaya çıkarılamadığını ve sonrasında da ciddi bir adım atılmadığını ifade eden Talat, bu suikastın basını korkutmak ve susturmak amacıyla yapıldığını ancak amacına ulaşamadığını vurguladı. Talat; barış, demokrasi, şeffaflık ve bu tür cinayetlerin bir daha yaşanmaması için kararlılıklarını sürdüreceklerini kaydetti.
Ana Muhalefet CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Kutlu Adalı’nın üzeri örtülen suçların ortaya çıkarılması için yazdığını, sorduğu soruların arkasındaki karanlığı gizlemek isteyenler tarafından katledildiğini söyledi. Gazetecilerin ve Adalı ailesinin "bu dosya kapatılmamalıdır" talebinin önemine işaret eden İncirli, failler ortaya çıkmadığı sürece tam bir adaletten söz etmenin mümkün olmayacağını, karanlığın değil aydınlığın hüküm süreceği demokratik ve şeffaf bir devlet için çalışmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Yenidüzen Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ertuğrul Senova, yakın zamanda vefat eden araştırmacı-gazeteci Sevgül Uludağ'ı anarak başladığı konuşmasında, otuz yıldır Adalı'nın mezarı başında aynı talepleri dile getirdiklerini anımsattı. Kutlu Adalı’nın bir yas figürü olmadığını, bir gazeteci olduğunu belirten Senova, gazetecilerin arkalarından ağlanmasını değil, gerçeğin peşinden gidilmesini istediğini vurgulayarak geçen 30 yıllık sürede dosyanın aydınlatılamamış olmasını eleştirdi.
KTGB Başkanı Ayşemden Akın, Adalı'nın yazdığı ve araştırdığı için hedef alındığını, tehdit edildiğini herkes bilmesine rağmen korunamadığını ifade etti. 30 yıldır çeşitli tanıklar ve itiraflar ortaya çıkmasına rağmen olayın aydınlatılmadığına dikkat çeken Akın, geç gelen adaletin adalet olmadığını, hiç gelmeyen adaletin ise toplum vicdanını çürüttüğünü belirterek adalet sağlanana kadar bu mücadelenin bitmeyeceğini söyledi.
Basın-Sen Örgütlenme Sekreteri Tümay Tuğyan, Kıbrıs Türk basınının toprağa verdiği Fazıl Önder, Ayhan Hikmet, Muzaffer Gürkan ve Kutlu Adalı'yı anarak, adaleti aramaktan asla vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Adalı'nın bedeli ne olursa olsun susmayı değil yazmayı seçen bir yurtsever olduğunu ifade eden Tuğyan, ifade özgürlüğünü, demokrasiyi ve barışı her ne pahasına olursa olsun savunmaya devam edeceklerini belirtti.
Kutlu Adalı’nın kızı İl Adalı, törene katılanlara gösterdikleri dayanışma için teşekkür ederek babasının anısının kendilerine doğruluğun ve özgürlüğün bedelini hatırlattığını söyledi. Yetkili mercilere seslenen Adalı, zaman aşımının hukuki bir kural olabileceğini ancak vicdanın zaman aşımı olamayacağını ifade ederek, "Zaman aşımı, hukukun değil, suçun ortağıdır" dedi. İl Adalı, bu mezarın bir yas yeri değil bir adalet mevzisi olduğunu belirterek konuşmasını annesinin Kutlu Adalı için kaleme aldığı bir şiirle sonlandırdı. Anma töreni, kabre çiçeklerin bırakılmasıyla tamamlandı.