|
Tweet | Tarih: 17-03-2026 12:53 |
Yakın Doğu Üniversitesi kampüsü içerisinde bulunan drift pistinde 15 Mart 2026 Pazar günü saat 18.00 sıralarında yaşanan şiddet olayı ve sonrasında gelişen tartışmalar ülke gündemine oturdu. Yarış sırasında meydana gelen kazanın kavgaya dönüşmesiyle başlayan süreçte, Hollandalı sporcuların darp edilmesi üzerine polisin başlattığı soruşturma devam ederken; Yakın Doğu Üniversitesi, olayın ardından yükselen eleştirilere yönelik "Bir fevri hareketle bu ülkenin emeğini kimse çöpe atamaz" başlıklı bir açıklama yayımladı.
PİSTTE ŞİDDET: HOLLANDALI SPORCULARA CİDDİ DARP
Olay günü alınan bilgilere göre, pistte yarışan İbrahim Yücebaş ve Murat Kapacak, araçlarına çarpıp kaza yapmalarına sebebiyet verdikleri gerekçesiyle diğer sürücüler Rone Zwanenburg ve Seger Zwanenburg’a saldırdı. Yarış bitiminde araçlarını park etmeye çalışan Hollandalı kardeşlere yönelik saldırıda, İbrahim Yücebaş’ın Rone Zwanenburg’un vücudunun çeşitli yerlerine vurduğu, Murat Kapacak’ın ise Seger Zwanenburg’un yüzüne yumruk attığı belirtildi. Olay yerindeki drift camiası mensuplarının müdahalesiyle kurtarılan Zwanenburg kardeşler, araçlarıyla bölgeden ayrılarak darp raporu aldı ve polise şikayette bulundu. Polis ekipleri, saldırganlar hakkında “ciddi darp” suçlamasıyla soruşturma başlattı.
"FEVRİ BİR HAREKET YILLARIN EMEĞİNİ GÖLGELEYEMEZ"
Yaşanan bu üzücü olayın ardından Yakın Doğu Üniversitesi tarafından yapılan açıklamada, spor alanında şiddetin yeri olmadığı kabul edilmekle birlikte, bir sporcunun fevri hareketinin yılların emeğini gölgelemeye çalışmasına sert tepki gösterildi. Kuzey Kıbrıs’ın ambargolar altında yaşadığı hatırlatılan açıklamada, "Bu pist bir günde kurulmadı. Bir yarışmacının yaptığı fevri hareket üzerinden sanki bu ülkede hiçbir şey yapılmamış gibi davranılması haksızlıktır. Bu işin arkasında yıllarca verilen mücadele, alın teri ve inat var" ifadelerine yer verildi.
AMBARGOLAR ALTINDA DÜNYAYA AÇILAN BİR PENCERE
Açıklamada, Drift NEU organizasyonları sayesinde İrlanda’dan Hollanda’ya, Almanya’dan Türkiye’ye kadar 8-9 farklı ülkeden pilotun bu piste geldiği ve bunun bir "spor turizmi" başarısı olduğu vurgulandı. Uluslararası standartlarda bir pist yapmanın "olmaz" denilen bir alanda başarıldığı belirtilerek, meselenin sadece bir yarış değil, Kuzey Kıbrıs’ın dünyaya kendini anlatma mücadelesi olduğu kaydedildi.
EMEĞE SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI
Saldırı sonrası başlayan eleştirilerin bir "linç kültürüne" dönüştüğü savunulan açıklamada, Kuzey Kıbrıs’ın sporcularının uluslararası arenada yarışamadığı bir dönemde kurulan bu tesisin ve organizasyonun küçümsenecek bir iş olmadığı ifade edildi. Yapılması gerekenin bu emeği yok saymak değil, sahip çıkmak olduğu vurgulanarak; bir yarışmacının bireysel hatasının, ülkenin sporla dünyaya açılma mücadelesini engelleyemeyeceği belirtildi.