|
Tweet |
Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO), hükümet ve toplumsal muhalefet çevrelerine yönelik yaptığı açıklamada, kriz ve savaş ortamlarında paylaşım ve dayanışmanın önemine dikkat çekerek radikal bir çağrıda bulundu.
Oda Yönetim Kurulu imzasıyla yayımlanan metinde, kaybetmeyi göze alamayanların ne bugünü ne de yarını kazanamayacağı vurgulanırken, toplumun tüm kesimlerini kapsayan, "yukarıdan başlayarak" çok kazanandan çok, az kazanandan az fedakarlık bekleyen adil bir sistemin zorlanması gerektiği ifade edildi.
Oda, dar gelirlinin, üreticinin ve esnafın alın terinin her geçen gün daha fazla ezildiğini savunarak, iki yılı aşkın süredir devam eden olumsuz sürecin savaşın etkisiyle artık sürdürülemez bir noktaya ulaştığını kaydetti. Savaşla birlikte akaryakıt ve gübre gibi temel girdi maliyetlerinde yaşanan devasa artışların üretici faaliyetlerini ve dolayısıyla tüm hayatı "berhava edecek" noktaya getirdiği belirtilen açıklamada, üretici dinamiklerinin hızla kırıldığı uyarısı yapıldı.
Ekonomik tablodaki kötüleşmeyi rakamlarla ortaya koyan KTEZO, 2024 yılında açılan yeni işyeri sayısı 1700 dolayındayken, bu rakamın 2025’te 1100’e gerilediğini, 2026 yılının ilk üç ayında ise sadece 140’ta kaldığını açıkladı.
Gerekli önlemlerin alınmaması halinde mevcut işletmelerin de bir uçuruma sürükleneceği iddia edilen açıklamada, yaşanan durumun sadece bir kriz değil, uzun süredir devam eden yapısal sorunların bir bunalıma dönüşmesi olduğu savunuldu.
Toplumun sadece bir kesimi üzerinden çözüm üretmenin mümkün olmadığına değinilen açıklamada, el avuç açarak veya sürekli borçlanarak kaynakların tüketilmesinin kurtuluş olmadığı aktarıldı.
Eşitlikçi anlayışın ve dayanışmanın yeniden hatırlanması gerektiğini vurgulayan KTEZO, eldeki kaynaklarla yaşamı idame ettirmek ve ülkeyi yeniden kurmak için bir an önce harekete geçilmesini talep etti. Kendi ayakları üzerinde duran bir yapı için planlama ve üretimin şart olduğu ifade edilirken, popülizm ve öfke yerine yeni bir yapıyı yeşertmenin zor ama zorunlu olduğu belirtildi. Açıklamanın sonunda, parmak arkasına saklanmadan çıkış yollarının üretilmesi gerektiği ve yarının çok geç olabileceği uyarısı yinelendi.