|
Tweet |
ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz, Ege ve Recep Tayyip Erdoğan üniversiteleri ortaklığında yürütülen TÜBİTAK 1001 projesinin ara raporu açıklandı. Marmara Denizi'nin 14 kritik noktasından alınan sediment örnekleri üzerinde yapılan araştırmalar, geçmişten günümüze artan plastik kirliliğini gözler önüne serdi. 2000'li yılların başından itibaren plastik kirliliğinde belirgin bir artış yaşandığı, bazı bölgelerde bu kirliliğin yaklaşık 3 katına çıktığı saptandı. Proje yürütücüsü Doç. Dr. Olgaç Güven, sediment katmanlarında 1960'lı yıllara kadar uzanan mikroplastik kirliliği tespit ettiklerini belirtti.
1999 GÖLCÜK DEPREMİ'NİN İZİ DENİZ TABANINDA ÇIKTI
Çalışmada, 1999 Gölcük Depremi’nin deniz ekosistemi üzerindeki etkisi de raporlandı. İzmit Körfezi ve Çınarcık Baseni'nde, deprem dönemine denk gelen katmanlarda plastik miktarında ciddi bir artış tespit edildi. Uzmanlar, bu durumun deprem sonrası karasal ortamdaki kirletici yükün ve çöplerin deniz ortamına taşınmasıyla ilişkili olduğunu aktardı. Prof. Dr. Mustafa Yücel, depremselliğin sadece jeofizik bir olay değil, aynı zamanda deniz kirlilik döngülerini de doğrudan etkileyen bir unsur olduğunu vurguladı.
KİRLİLİĞİN YÜZDE 94'Ü FİBER YAPIDA
Marmara Denizi'nden elde edilen verilere göre, şu ana kadar tespit edilen mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 94'ünün saç teli benzeri ince parçacıklardan oluşan "fiber" yapıda olduğu açıklandı. Bu liflerin en önemli kaynağının sentetik tekstil ürünleri olduğu ve çamaşır yıkama sularıyla arıtma tesislerinden geçerek denize ulaştığı belirtildi. Ayrıca İzmit Körfezi'nde, özellikle kozmetik ürünlerinde kullanılan mikro boncuklara da rastlandığı kayıtlara geçti.