|
Tweet |
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu, bugünkü yoğun gündemini tamamlayarak ülkedeki kayıt dışı yaşamı ve çalışma hayatını yakından ilgilendiren Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nı oy çokluğuyla kabul etti. Muhalefetin sert eleştirilerine sahne olan Genel Kurul’da, Motorlu Araçlarla Yolcu ve Eşya Taşınması (Denetim) (Değişiklik) Yasa Önerisi de üçüncü görüşmesinin ardından oy çokluğuyla yasalaştı. Meclisin bir sonraki yasama ve denetim toplantısı ise 25 Mayıs Pazartesi günü saat 10.00’da gerçekleştirilecek.
Muhaceret affına yönelik ilk sert eleştiri Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars’tan geldi. Hükümetin son dört yılda altı kez af çıkardığını anımsatan Baybars, bu yasa ile adeta uçan kuşa af getirildiğini ve kayıt dışı olanların iki ay boyunca ikamet izinsiz kalmasına göz yumulduğunu iddia etti. Kurallara uyan, vergisini ödeyen dürüst vatandaşların cezalandırıldığını savunan Baybars, bu durumun insanları kayıtsızlığa teşvik ettiğini ve suç örgütlerine zemin hazırladığını belirtti. Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Fazilet Özdenefe de ülkenin bir "cennet adası" gibi gösterilerek fütursuzca diploma ve yurttaşlık dağıtıldığını söyledi. Afların artık bir insani gereklilikten çıkıp rutin bir kazanç kapısına dönüştüğünü ifade eden Özdenefe, devletin göç yönetimi sistemine bir türlü geçiş yapamadığını vurguladı.
CTP Milletvekili Ürün Solyalı ise kürsüden yaptığı konuşmada, getirilen muhaceret affının arka planında ciddi bir veri eksikliği olduğunu savundu. Bu yasa ile yaklaşık 250 bin kişiye af kapısının açılacağını öne süren Solyalı, devletin kaçakları yakalayıp deport etme maliyetinin kişi başı 71 bin TL’yi bulması nedeniyle hükümetin kolaya kaçarak sürekli af çıkardığını iddia etti. Ada girişlerinin kontrolü için Türkiye Cumhuriyeti Göç İdaresi ile ortak bir sistem kurulacağı duyumlarına da değinen Solyalı, yerel yönetimin iradesinin devredildiği eleştirisinde bulundu. CTP Milletvekili Ongut Talat da nüfus ve kayıt sistemindeki koordinasyonsuzluğa dikkat çekerek e-devlet kurumunun ortak veri merkezine erişim yetkisinin bulunmamasını eleştirdi. Geçen hafta 95 kişiye istisnai yurttaşlık verildiğini belirten Talat, Mehmet Metiner’in yurttaş yapılma gerekçelerini de eften püften bularak sert bir dille eleştirdi.
Eleştirileri yanıtlamak üzere kürsüye çıkan Ulusal Birlik Partisi (UBP) Milletvekili Sadık Gardiyanoğlu, muhaceret konusunun ülkenin kanayan bir yarası olduğunu kabul ederken, aftan yararlananların yüzde 50’den fazlasının eğitim için adaya gelenlerden oluştuğunu belirtti ve çözüm için ortak çalışma çağrısı yaptı. Ardından söz alan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ise sistemdeki iyileştirme çabalarına odaklandıklarını vurguladı. Mevcut teknik altyapıyla tek bir düğmeye basarak anlık veri almanın mümkün olmadığını ifade eden Bakan Oğuz, kurdukları göç merkezinin önemine değindi. Bu çalışmanın mali bir gelir elde etmek amacıyla yapılmadığının altını çizen Oğuz, temel hedeflerinin kayıt dışı yaşamı kontrol altına almak olduğunu söyledi. Affın adli suçları kapsamadığını, tamamen muhaceret eksenli ve belirli şartlara bağlı olduğunu belirten Bakan Oğuz, tüm yetkinin Türkiye’ye devredileceği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iş birliğinin yalnızca verisel anlamda suçla mücadeleyi kapsadığını kaydetti.
Genel Kurul’da muhaceret tartışmaları sürerken, UBP Milletvekili Ali Pilli’nin yerinden söz alarak dünya gündemindeki Ebola salgınına ilişkin soru sorması mecliste kısa süreli bir sağlık oturumuna neden oldu. İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, Sağlık Bakanlığı ile koordineli şekilde riskli ülkelere yönelik gerekli sınır tedbirlerinin alınabileceğini ifade etti. Konuya açıklık getiren Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek ise söz konusu hastalığının insandan insana kolay bulaşan bir yapıda olmadığını açıkladı. Gelişmeleri yakından ve titizlikle takip ettiklerini belirten Sağlık Bakanı Dinçyürek, şu an için KKTC’de kısıtlamaya gidilmesini gerektirecek herhangi bir tehdit veya tehlike unsurunun bulunmadığını müjdeledi. Tartışmaların ardından her iki yasa tasarısı da oy çokluğuyla meclisten geçti.