|
Tweet |
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda güncel konuşmalar ve hükümetin yanıtlarıyla devam eden oturumda, memleketin sosyal ve ekonomik sorunları masaya yatırılıyor. Muhalefet milletvekilleri hükümetin politikalarını sert bir dille eleştirirken, bakanlar kurulu üyeleri de kürsüden bu eleştirilere yanıt veriyor.
Kurulda ilk olarak kamu iştirakleri ele alındı. CTP Milletvekili Fide Kürşat; Binboğa, Levazım ve Koop Süt gibi kurumlarda sürdürülebilir bir yapının kalmadığını, çalışanların haklarının gasp edildiğini savundu. Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş ile Çalışma Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu ise kurumların ayakta kalması için sermaye artırımı yapıldığını ve çalışanların ezdirilmeyeceğini belirterek konunun takipçisi olduklarını kaydetti.
Gündemin en sıcak maddelerinden biri olan fiber optik altyapı protokolü konusunda sert tartışmalar yaşandı. CTP milletvekilleri Erkut Şahali ve Salahi Şahiner, protokolün anayasaya aykırı olduğunu ve tekelleşmeye yol açacağını iddia etti. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ise bu iddialara karşı çıkarak, projenin bir ihtiyaç olduğunu ve devletin birikmiş borçlarına rağmen halka modern teknoloji sunmak için bu adımın atıldığını söyledi.
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, kamudaki hekimlerin ek mesai hak edişleri üzerinden rakamlar paylaşarak, kıdemli bir hekimin toplam kazancının 800 bin TL’ye yaklaşabileceğini ifade etti. Bu açıklamaya tepki gösteren muhalefet, brüt rakamlar üzerinden spekülasyon yapıldığını belirterek; asıl sorunun hastanelerdeki ilaç, yatak ve doktor eksikliği olduğunu vurguladı.
Mali tabloya ilişkin eleştirilerde bulunan Salahi Şahiner, maliyenin borç sarmalında olduğunu ve vergi gelirlerinde kaçak yaşandığını savundu. Maliye Bakanı Özdemir Berova ise 2025 yılı için öngörülen bütçe açığının alınan tedbirlerle 18,5 milyar TL'den 12 milyar TL'ye düşürüldüğünü, bütçedeki en büyük yükün hayat pahalılığı ödemeleri olduğunu açıkladı.
Oturum boyunca erken seçim talepleri ve yargı referandumu da gündemden düşmedi. Muhalefet kanadı, hükümetin halk nezdinde güvenini yitirdiğini ve seçim sandığının kurulması gerektiğini yinelerken; hükümet temsilcileri ise yargı reformu gibi elzem konuların seçim siyasetine alet edilmemesi çağrısında bulundu.