Bugun...



NAZLI: GAZETECİLERİ HAPİS TEHDİDİYLE SUSTURAMAZSINIZ!


facebook-paylas
Tarih: 17-05-2026 13:30

NAZLI: GAZETECİLERİ HAPİS TEHDİDİYLE SUSTURAMAZSINIZ!

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, Omorfo Bölge Sorumlusu Celal Özkızan ve Dış İlişkiler Sekreteri Umut Ersoy, katıldıkları televizyon programında KKTC gündemindeki Ceza Yasası değişikliklerini ve basın özgürlüğüne yönelik tehditleri masaya yatırdı. "Yeniden Basın Özgürlüğü Tehdit Altında" başlığıyla gerçekleştirilen yayında, "masumiyet karinesi" gerekçe gösterilerek yapılmak istenen yasal düzenlemelerin, gazetecilik faaliyetleri üzerinde ağır bir baskı unsuru oluşturacağı ve toplumun haber alma hakkını baltalayacağı vurgulandı.

 

CELAL ÖZKIZAN: "SÜREÇTE CİDDİ BİR BİLGİ KİRLİLİĞİ YARATILDI"

Programın açılış konuşmasını yapan Bağımsızlık Yolu Omorfo Bölge Sorumlusu Celal Özkızan, son aylarda ülkede basın ve ifade özgürlüğü alanında çok yoğun tartışmaların yaşandığına dikkat çekti. Süreç içerisinde farklı kurum ve odaklardan yapılan çelişkili açıklamaların kamuoyunda ciddi bir kafa karışıklığı ve bilgi kirliliği doğurduğunu belirten Özkızan, böylesi kritik bir dönemde toplumun doğru ve şeffaf bilgiye ulaşmasının her zamankinden daha hayati bir önem taşıdığını ifade etti.

 

CANSU NAZLI: "CEZA TEHDİDİ KABUL EDİLEMEZ, BASIN KAMUSAL DENETİM ARACIDIR"

Yasa değişikliklerini sert bir dille eleştiren Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı, masumiyet karinesinin demokratik bir hukuk devletinin temel taşı olduğunu ancak bu ilkenin gazetecileri cezalandırma veya susturma gerekçesi haline getirilemeyeceğini söyledi. Hak ihlaline uğradığını düşünen kişilerin mevcut hukuk sisteminde tazminat davası açma hakkı bulunduğunu hatırlatan Nazlı, basının doğrudan ceza tehdidi altına sokulmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Son dönemde tartışılan kelepçeli gözaltı görüntülerine de değinen Nazlı, bu tarz uygulamaların etik olarak tartışılabileceğini ancak gazetecilerin kamerası olmasaydı toplumun bu yanlış uygulamalardan asla haberdar olamayacağını, basının en önemli görevinin kamusal denetim olduğunu vurguladı.

 

UMUT ERSOY: "YARGI SÜREÇLERİNİN KAPALI KAPILAR ARDINA GÖMÜLMESİ GÜVENCEYİ ORTADAN KALDIRIR"

Bağımsızlık Yolu Dış İlişkiler Sekreteri Umut Ersoy ise basının haksız yargılamalara karşı da koruyucu bir kalkan işlevi gördüğünü ifade etti. Davaların kapalı kapılar ardında yürütülmesi durumunda devletin veya güç odaklarının yanlış uygulamalarını denetlemenin imkansız hale geleceğini belirten Ersoy, gazetecilerin haber yapabilmesinin yurttaşlar için bir adalet güvencesi olduğunu söyledi. Dünyada ve Türkiye'de birçok haksızlığın kamuoyu baskısı sayesinde çözüldüğünü hatırlatan Ersoy, bir gazetecinin dava sonunda beraat etse bile yıllarca mahkemelerde süründürülmesinin ve ceza tehdidiyle karşı karşıya bırakılmasının başlı başına bir baskı yöntemi olarak kullanıldığını kaydetti.

 

"ÇÖZÜM HAPİS DEĞİL, MEDYA ETİĞİ VE TOPLUMSAL BİLİNÇTİR"

Siyasal ve toplumsal mücadelenin ancak örgütlü ve kolektif bir yapıyla omuzlardaki yükü hafifletebileceğinin altını çizen konuşmacılar, medya etiği ile ceza hukuku arasındaki sınırın doğru çizilmesi gerektiğini ifade ettiler. Adli vakalarda isim ve fotoğraf paylaşımı gibi hassasiyetlerin hapis cezalarıyla değil; medya etiği, toplumsal bilinç ve demokratik hukuki denetim mekanizmalarının güçlendirilmesiyle çözülebileceğini belirten Bağımsızlık Yolu yetkilileri, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, tüm halkın özgürlüğü olduğunu vurguladı.




Bu haber 106 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KKTC Haberleri

YUKARI YUKARI