|
Tweet |
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti (TC) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu’nda yaptığı tarihi çağrıyı Kıbrıs Türk tarafının büyük bir memnuniyetle karşıladığını belirtti. Katıldığı bir televizyon programında gündemi değerlendiren Öztürkler, Sayın Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonların sona ermesi ve adil bir çözümün gerekliliğine işaret etmesinin, haklı davamızın uluslararası arenada görünürlüğü açısından hayati önem taşıdığını vurgulayarak teşekkürlerini sundu. Öztürkler, bu tür güçlü desteklerin Kıbrıs Türk halkının haklı beklentilerinin dünya kamuoyuna duyurulmasında en büyük itici güç olduğunu ifade etti.
RUM TARAFININ EOKA SÖYLEMLERİNE VE AB’NİN TUTUMUNA TEPKİ
Konuşmasında Güney Kıbrıs’taki tehlikeli eğilimlere de dikkat çeken Ziya Öztürkler, son dönemde EOKA’ya yönelik olumlu algı yaratma çabalarının Kıbrıs Türk toplumunda derin bir rahatsızlık ve geçmişin acılarını tetiklediğini söyledi. Avrupa Birliği’nin (AB) bu süreçteki tavrını eleştiren Öztürkler, AB tarafından desteklenen milliyetçi söylemlerin çözüm arayışlarına darbe vurduğunu dile getirdi. AB ile sağlıklı bir ilişki kurulabilmesinin yolunun, Kıbrıs Türk halkının egemenliğinin ve tarihsel varlığının göz ardı edilmemesinden geçtiğini hatırlatan Meclis Başkanı, Rum tarafının tek taraflı dayatmalarına karşı AB’nin artık dengeli bir politika üretmesi gerektiğini vurguladı.
BÖLGESEL BELİRSİZLİKLER VE EKONOMİK DAYANIŞMA VURGUSU
Ortadoğu ve bölgedeki gelişmeleri de analiz eden Öztürkler; İsrail, İran ve Lübnan hattındaki gerilimin ateşkesle dursa da belirsizliğin sürdüğünü, özellikle Hürmüz Boğazı ve enerji nakil hatlarındaki uzlaşı eksikliğinin küresel ekonomiyi tehdit ettiğini belirtti. Bu küresel belirsizlik ortamında küçük ölçekli ekonomilerin büyük risk altında olduğunu ifade eden Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti ile yürütülen ekonomik iş birliğinin KKTC için en büyük avantaj olduğunu söyledi. İç siyasete dair de mesajlar veren Öztürkler; hükümet, muhalefet ve sendikalar arasındaki uzlaşı arayışlarının sürdüğünü, Meclis’in yasama faaliyetlerine kararlılıkla devam etmesinin tüm tarafların ortak sorumluluğu olduğunu kaydederek sözlerini tamamladı.