|
Tweet |
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı geniş çaplı hava harekâtı, üçüncü gününde Lübnan’a da sıçrayarak bölgesel çatışma riskini büyüttü. “Aslanın Kükremesi” ve “Destansı Gazap” kod adlarıyla yürütülen operasyonlarda Tahran, İsfahan ve Kum gibi stratejik şehirler hedef alındı. İran’ın misilleme saldırıları ise bölgede uzun süreli bir savaş ihtimalini gündeme taşıdı.
İlk günlerde İran’ın ABD üslerini ve Tel Aviv’i hedef alan karşı saldırılarında üç Amerikan askeri öldü, İran’da ise yüzlerce kişi hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump, operasyonların “tüm hedeflere ulaşana kadar süreceğini” açıklarken, İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in saldırılarda hayatını kaybettiği duyuruldu. Bu gelişme, 1979 İslam Devrimi’nden bu yana İran’daki en kritik siyasi geçiş sürecini başlattı. İran hükümeti 40 günlük ulusal yas ilan etti, geçici liderlik konseyi oluşturuldu.
Savaşın ikinci gününde ABD, İran’ı B-2 “hayalet” bombardıman uçaklarıyla vurdu; Tahran’da patlama sesleri duyuldu. İran’ın üst düzey komutanlarından Abdurrahim Musevi ve Muhammed Pakpur’un da saldırılarda öldüğü bildirildi.
Üçüncü gününde çatışmalar Lübnan’a sıçradı. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Lübnan’a günler sürecek saldırılar başlattıklarını duyurdu. İsrail ordusu gece saatlerinde Beyrut ve Bekaa Vadisi’ni hedef aldı. ABD Merkez Komutanlığı ise İran’a ait savaş uçakları ve İHA’ların vurulduğunu açıkladı. Aynı gün ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında Yezd eyaletindeki 6 askeri tesisin hedef alındığı bildirildi.
Bugün ayrıca operasyonun perde arkasına dair yeni bilgiler ortaya çıktı. ABD ve İsrail istihbarat birimlerinin aylar süren takibi sonucunda Hamaney’in günlük rutinleri, görüştüğü isimler ve olası sığınakları mercek altına alındı. Kritik bir toplantıda İran’ın üst düzey yetkililerinin aynı yerleşkede bulunması “fırsat” olarak değerlendirildi. CIA ve Mossad’ın koordineli çalışmasıyla saldırının zamanlaması belirlendi ve nokta atışıyla gerçekleştirilen harekât, Hamaney dahil 40 üst düzey yetkilinin ölümüne yol açtı.
Enerji cephesinde Hürmüz Boğazı’nın kapanma riski küresel petrol ticaretini tehdit ediyor. Brent petrol fiyatları son bir yılın zirvesine çıkarken, altın ve tahvil piyasalarında güvenli liman arayışı öne çıktı. Türkiye ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkeleri, tansiyonu düşürmek için yoğun diplomasi trafiği yürütüyor.
Bugün itibarıyla savaş üçüncü gününde devam ediyor. İran’da yeni liderin belirlenmesi için Uzmanlar Meclisi’nin toplanması beklenirken, bölgede ölü sayısı yüzlerle ifade ediliyor ve çatışmaların daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşme riski giderek artıyor.