Bugun...



TAM PARTİ: MİLLETVEKİLLİĞİ YARGIYA KARŞI ZIRH DEĞİL

Toplumsal Adalet ve Mücadele Partisi (TAM Parti), milletvekilliğinin bireyi yargı denetiminden muaf kılan bir statü olmadığını, yasama dokunulmazlığının kişisel ayrıcalık değil; Meclis iradesinin baskıdan uzak ve demokratik temsilin sürekliliğini sağlamak amacıyla öngörülmüş anayasal bir koruma olduğunu vurguladı.

facebook-paylas
Tarih: 27-01-2026 12:56

TAM PARTİ: MİLLETVEKİLLİĞİ YARGIYA KARŞI ZIRH DEĞİL

TAM Parti Hukuk Komitesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, yasama dokunulmazlığının amacı dışında genişletilmesinin hukuk devleti ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtildi. Milletvekillerinin yargı denetimi dışında bırakılmasının hukuk devleti ilkesiyle çeliştiği savunuldu.
Parti, hukukun üstünlüğünü esas alan bir anlayışla hem milletvekili dokunulmazlığının kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırılmasını hem de yargının tam bağımsızlığının anayasal güvencelerle güçlendirilmesini temel siyasal amaç olarak benimsediğini açıkladı.
Açıklamada, “Hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarından biri de yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığıdır. KKTC Anayasası uyarınca yargı, görevini hiçbir organ, makam veya kişi tarafından verilen talimatlara bağlı olmaksızın yerine getirir” denildi. Yargıya talimat verildiği yönünde algı yaratılmasının kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyeceği kaydedildi.
Komite açıklamasında, yargının siyasal etkilerden arındırılmış, bağımsız ve tarafsız yapısının anayasal güvencelerle güçlendirilmesinin partinin temel hedefleri arasında yer aldığı, bu doğrultuda anayasal düzenlemeler yapılması ve gerekirse referanduma gidilmesi için girişimlerde bulunulmasının parti programında bulunduğu ifade edildi.
Milletvekili dokunulmazlığının yalnızca kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırılmasının hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucu olduğu belirtilerek, milletvekillerinin Meclis kürsüsündeki oy ve sözlerinin korunacağı; bunun dışındaki fiiller bakımından ise yargıdan bağışıklığın söz konusu olmaması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, “Yasama dokunulmazlığının ya da siyasal makamların, yargısal hesap verebilirliği fiilen imkânsız kılan araçlara dönüştürülmesi, anayasanın lafzına olduğu kadar ruhuna da aykırıdır” denildi. Hukuk devletinde siyasal sorumluluk ile cezai sorumluluğun birbirinden ayrı olduğu, ancak hiçbirinin diğerini ortadan kaldırmadığı ifade edildi.
Sonuç bölümünde ise milletvekilliğinin yargıya karşı bir zırh olmadığı ve yasama dokunulmazlığının mutlak bir anayasal hak olarak görülemeyeceği vurgulandı.




Bu haber 96 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KKTC Haberleri

YUKARI YUKARI