|
Tweet |
Brüksel’de bu hafta Avrupa Birliği Sözleşmesi’nin üye devletler arasında karşılıklı yardımlaşmayı öngören 42.7 maddesi üzerine kritik simülasyon tatbikatları yapılıyor. Bu tatbikatlar arasında en dikkat çekeni, NATO üyesi olmayan ancak AB üyesi olan bir ada ülkesine yönelik saldırı senaryosunu içeriyor. Güney Kıbrıs, Malta ve İrlanda gibi ülkeleri kapsayan bu senaryo, NATO’nun koruma kalkanı devreye girmeden AB’nin kendi başına nasıl bir tepki vereceğini sınamayı amaçlıyor.
Tatbikatlar kapsamında ele alınan diğer senaryolar ise hem AB hem de NATO üyesi olan ülkelerdeki savunma maddelerinin birbiriyle nasıl örtüştüğünü ve siber saldırıların mevcut savunma maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini inceliyor. Özellikle siber ve hibrit tehditlerin 42.7 maddesindeki silahlı saldırı tanımına girip girmediği konusu, AB hukukundaki en büyük boşluklardan biri olarak görülüyor. Diplomatik kaynaklar birçok üye devletin bu konunun tartışmaya açılmasından çekindiğini ifade etse de Avrupa Konseyi Hukuk Dairesi, saldırıya uğrayan devlete yapılacak yardımın sembolik bir jestten fazlası olması gerektiğini ve tüm üyeler için hukuki bir bağlayıcılık taşıdığını belirtiyor.
Tarihsel bir hatırlatma olarak 42.7 maddesinin ilk kez 2015 yılındaki Paris terör saldırılarından sonra Fransa tarafından devreye sokulduğu biliniyor. Fransa o dönemde NATO’nun 5. maddesi yerine, üye devletlerle ikili müzakerelere olanak tanıyan esnek yapısı nedeniyle AB’nin bu maddesini tercih etmişti. Ancak o döneme ait raporlar, saldırıya uğrayan ülkenin daha küçük ve kaynakları kısıtlı bir ülke olması durumunda bu yardım mekanizmasının işlevsiz kalabileceği riskine dikkat çekiyor.
Bu savunma başlıkları Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in diplomatik ajandasında da ilk sırada yer alıyor. Hristodulidis, Erivan’da gerçekleşecek Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi’nde İngiltere, Fransa ve İtalya liderleriyle bir araya gelecek. Ardından Atina’da AB Savunma Komiseri Andrius Kubilius ile görüşerek Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın savunma stratejilerinin AB hedefleriyle örtüşmesi konusunu ele alacak. Görüşmelerin odağında Avrupa savunma sanayisinin güçlendirilmesi ve güvenli uydu iletişim sistemleri gibi stratejik projeler bulunuyor.