|
Tweet |
TAM PARTİ Genel Başkanı Serdar Denktaş, Kuzey Kıbrıs Web Tv’de Seval Oyaltan’ın konuğu oldu.
Hükûmetin en büyük başarısının ülkeyi ateş pahası haline getirmeleri olduğunu belirtan Denktaş, mevcut yönetimin “Yağma Hasan’ın böreği” düzeninde ilerlediğini dile getirdi.
Bu düzeni halkın sandıkta bitireceğini vurgulayan Denktaş, TAM PARTİ döneminde hayat pahalılığının nasıl düştüğünün hep birlikte görüleceğini kaydetti.
Mevcut hükûmetin en büyük başarısının ülkeyi bu derece pahalı hale getirmek olduğunu söyleyen Denktaş, durumun geri dönüşü olduğunu ve borcu kapatıp artıya geçmenin yollarının bulunduğunu ifade etti.
Bu yolları aslında açıkça paylaştığını fakat dikkate alınmadığını aktaran Denktaş, TAM PARTİ döneminde hayat pahalılığının aşağıya düşmeye başlayacağını ve borcun kapanacağını belirtti.
Hükûmetin, dışarıdan sıcak para akışını durdurarak ülkenin kendi gelirlerini erittiğini savunarak, mevcut gidişatın "Yağma Hasan'ın böreği" düzeninde ilerlediğini bildirdi. Halkın vereceği kararın bu noktada önem taşıdığını vurgulayan Denktaş, seçim sonrasında bu düzenin duracağını ancak yükün yine halkın cebine yansıyacağını dile getirdi. Seçim öncesi yapılan adımlarla çocukların ve torunların geleceğiyle oynandığını kaydeden Denktaş, halkın bunu cezasız bırakmaması gerektiğini ifade etti.
Bu gidişatın gidişat olmadığını belirten Denktaş, bundan sonra hangi hükûmet gelirse gelsin benzer bir girişimde bulunması halinde seçim sandığında halkın tepkisiyle karşılaşması gerektiğini ve o günün yakın olduğunu, tarihin ise 6 Aralık olduğunu söyledi.
"HALKA RÜŞVET VEREREK OY DEVŞİRMEYE ÇALIŞIYORLAR, İLK İŞİMİZ NÜFUS SAYIMI OLACAK"
Sosyal sigortalar konusuna değinen Denktaş, halka rüşvet verilerek oy kazanılmaya çalışıldığını iddia etti. Sosyal sigortalardaki birikimin gelecek yıllara yönelik ve mevcut haksızlıkları gidermeye dönük çok önemli bir kaynak olduğunu belirten Denktaş; 2008 öncesi ve sonrası sisteme girenler arasındaki fark ile göç yasasından doğan mağduriyetler gibi pek çok konu bulunduğuna dikkat çekti.
Bu sorunlara yönelik kullanılabilecek bir tutarın seçim rüşveti olarak “UBP İş Yapıyor” söylemiyle ve devletin kasası kullanılarak harcandığını öne süren Denktaş, bunun bir suç olduğunu ve hangi iktidar gelirse gelsin seçim sonrası bu suçun üstüne gidileceğini ifade etti.
Dağıtılan 40 bin liranın kimseyi zengin etmeyeceğini fakat ileriki yıllarda emekli olacak kişileri olumsuz etkileyeceğini savunan Denktaş, "benden sonrası tufan" anlayışıyla devlet yönetilemeyeceğini ve bilerek yapılmak istense bile bu kadar kötülük yapılamayacağını söyledi.
Ana muhalefet ile iktidar arasında sadece oy devşirmeye dayalı bir çekişme yaşandığını belirten Denktaş, diğer partilerde de şikayet olmasına rağmen yol, yöntem ve somut adım bulunmadığını ifade etti.
Bütün meselenin sorunlara somut bir çare üretmek, sürecin nasıl yürütüleceğini anlatmak ve hangi kaynağın kullanılacağını sunmak olduğunu vurgulayan Denktaş, TAM PARTİ olarak buna odaklandıklarını dile getirdi.
Sorunun çözümü için ortaya bir kaynak konulamaması halinde söylemlerin lafta kalacağını belirtip, kendi ifade ettikleri çözüm önerilerinin diğer partiler tarafından alınıp kullanıldığını fakat nasıl yapacaklarını bilmedikleri için altının boş kaldığını söyledi.
Bu detaylara kendilerinin hakim olduğunu kaydeden Denktaş, geçmişe bakarak değil, ileriye bakarak yollarına devam ettiklerini ve devletin layık olduğu bir sistemi inşa etme amacında olduklarını vurguladı. İlk işlerinin kapsamlı bir nüfus sayımı yapmak olacağını açıklayan Denktaş, bu çalışmanın sadece kişi sayısını belirlemekten ibaret kalmayacağını aktardı.
Denktaş; kimin ne iş yaptığından sağlık durumuna, özel ihtiyaçlı bireylerden çocuklara, bölgesel ihtiyaçlardan evcil hayvan sayısına kadar ülkedeki tüm gereksinimlerin ve insan kaynağının bölge bölge tespit edileceğini, elde edilen verilerin de şeffaf bir şekilde kamuoyu ve kurumlarla paylaşılacağını ifade etti.