|
Tweet |
Rum motosikletlilerin, Tasos İsaak ve Solomos Solomu’nun ölümüyle sonuçlanan Ağustos 1996’daki Derinya sınır delme girişimini planlayan Rum Motosikletliler Federasyonu eski Başkanı Yorgos Hacikostas, 30 yıl sonra Politis gazetesine çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Politis’in “30 Yıl Sonra Derinya Olayları… Motosikletlilerin Büyük Sürüşünü Planlayan ve Organize Eden Adam Politis’e Konuştu” başlığıyla aktardığı habere göre Hacikostas; eylemin planlanma sürecini, Rum Ortodoks Kilisesi ile dönemin Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides ile yapılan görüşmeleri ve olay gününe ilişkin detayları anlattı.
FİKİR VE HAZIRLIK SÜRECİ
1995 yılında Bostancı’ya düzenlenen sürüşün ardından Kıbrıs sorununu uluslararası alana taşımak amacıyla “Berlin’den Girne’ye sürüş” fikrini ortaya attığını belirten Hacikostas, Almanya ve 17 ülkenin motosiklet federasyonlarından destek aldıklarını kaydetti.
Finansman konusunda Avrupa Motosikletliler Federasyonu ve halkın yanı sıra Kilise’den de destek aldıklarını açıklayan Hacikostas, dönemin Başpiskoposu I. Hrisostomos’un kendisini çağırarak şahsen 15 bin Kıbrıs lirası katkıda bulunduğunu aktardı.
KLERİDES İLE GÖRÜŞME VE “DEVLET SIRLARI”
Sürüş sabahı dönemin Rum Yönetimi Başkanı Glafkos Klerides’in kendisini acil olarak çağırdığını söyleyin Hacikostas, Başkanlık Sarayı’nda gerçekleşen görüşmeyi şu sözlerle anlattı:
“Klerides’in BM Genel Sekreteri ve ABD Dışişleri Bakanı ile telefon görüşmeleri yaptığına şahit oldum. Bize, sürüşün devam etmesi halinde Yunanistan’ı savaşa sürükleme riski olduğunu ve Yunanistan’ın buna hazır olmadığını söyledi. Ardından baş başa görüştüğümüzde bana Rus tankları, Yunan tankları ve S-300 füzelerinin geleceğini söyleyerek, ‘Bunlar geldiğinde ben sana sürüş yap diyeceğim, ancak bugün iptal etmelisin’ dedi.”
Sürüşün iptal edildiğini açıkladığı sırada katılanların halihazırda Derinya’da toplandığını belirten Hacikostas, can kayıplarının yaşandığını yoldayken öğrendiğini ifade etti.
“KİLİSE 'KAN DÖKÜLMELİ' DEDİ, PİŞMAN DEĞİLİM”
13 bin Rum ve 170 yabancı katılımcıyla sınırı geçmeyi planladıklarını, izlenecek gizli güzergahı sadece kendisinin bildiğini belirten Hacikostas, yaşananlardan pişmanlık duyup duymadığı sorusuna “Hayır, şartların gerektirdiği gibi davrandığıma inanıyorum. Sorumluluk hükümetteydi” yanıtını verdi.
Hacikostas ayrıca, olayların ardından görüştüğü Başpiskopos I. Hrisostomos’un kendisine sürüşün iptal edilmemesi gerektiğini savunarak “Kıbrıs kan dökülmeden özgürlüğüne kavuşamaz” dediğini iddia etti.