|
Tweet |
Rum gazeteci ve Volt Partisi Milletvekili adayı Makarios Drusiotis tarafından kaleme alınan yaklaşık 4 bin kelimelik sarsıcı makale, Güney Kıbrıs’ın iç siyasetinde ve yargı mekanizmasında adeta bir deprem etkisi yarattı.
Politis gazetesinin ayrıntılarıyla aktardığı habere göre Drusiotis; aralarında eski yargıçların, üst düzey devlet yetkililerinin ve tanınmış siyasetçilerin bulunduğu geniş bir kesimi cinsel istismar, yolsuzluk, yasa dışı dinleme ve organize suç şebekeleriyle ilişkilendiren çok ağır ithamlarda bulundu.
Suçlamaların odak noktasında, yazarın "Sandy" takma adıyla hitap ettiği bir kadının yaşadıkları yer alıyor. İddiaya göre, eski Yüksek Mahkeme Yargıcı Mihalis Hristodulu, Sandy henüz 13 yaşındayken ona cinsel istismarda bulunmuş, bu süreç genç kızın 16 yaşında hamile kalmasıyla ve devletin en derin kademelerine uzanan devasa yolsuzluk çarklarına bizzat şahitlik etmesiyle devam etmişti.
Drusiotis, bu iddiaları kanıtlayacak mesaj ve belgelerin elinde olduğunu, ancak aldığı ciddi tehditler nedeniyle bu delillerin bir kopyasını güvenlik amacıyla yurt dışında muhafaza ettiğini açıkladı.
Makalede sadece bireysel suçlar değil, ülke çapında faaliyet gösterdiği öne sürülen ve kendilerine "Gül ve Haç Kardeşliği" adını veren gizemli bir ekonomik suç çetesinden de bahsediliyor. Drusiotis’in iddialarına göre bu yapı, Sandy’nin sessiz kalmasını sağlamak için büyük meblağlarda ödemeler yapmış, ayrıca eski Yüksek Mahkeme Başkanı Mironas Nikolatu’ya 500 bin euro, Mihalis Hristodulu ile Sandy’nin ortak hesabına ise 275 bin euro gibi yüksek tutarlar aktarmıştı.
Skandalın boyutları bununla da sınırlı kalmayarak "Casus Van" meselesine ve yasa dışı dinlemelere kadar uzanıyor. Drusiotis, eski Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, yasa dışı dinleme suçundan mahkum edilen "Intellexa" şirketinin kurucusu Tal Dilian ile şahsi yakınlığı olduğunu ve Hukuk Dairesi içerisinde bilgi sızdıran "köstebeklerin" faaliyet gösterdiğini ileri sürdü.
Bu ağır ithamlar karşısında başta Nikos Anastasiadis olmak üzere suçlanan tüm isimler sert tepkiler göstererek iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu savundu. Anastasiadis, Drusiotis’i kötü niyetli bir "iftiracı" ve bilinçli yalanlar uyduran bir yazar olarak nitelendirirken, konuyla ilgili başlatılan polis soruşturmasının sonuçlarını bekleyeceğini ve bu kişiyle muhatap olmayı reddettiğini ifade etti. İddiaların bir diğer hedefi olan eski yargıç Mihalis Hristodulu ise alaycı bir üslupla, zeka seviyesi 50’nin üzerinde olan herkesin bu anlatıların bir kurgu olduğunu anlayabileceğini belirterek, Sandy’den çocukları olduğu yönündeki iddiaları sert bir dille yalanladı.
Makalede isimleri geçen diğer yetkililer ve siyasetçiler de benzer şekilde tüm referansların "hayal ürünü" olduğunu kaydederek suçlamaları reddettiler. Güney Kıbrıs kamuoyu, şimdi polisin bu geniş çaplı iddialar üzerine yürüteceği soruşturmanın derinleşmesini bekliyor.