Güney Kıbrıs’ın hava savunma sisteminin, İran’a ait Shahed 136 İHA ile İngiliz egemen askeri üssü Ağrotur’a yapılan saldırıyı engelleyememesi tartışma yarattı.
Haftalık Kathimerini gazetesi, “Radarlar Drone’u Gördü Ancak Kilitlemedi” başlıklı haberinde, Rum hava savunma şemsiyesinin Fransız yapımı Mistral, İtalya/İsviçre yapımı Aspide/Skyguard Otellos, Rus yapımı TOR M1 ve yakın zamanda İsrail’den alınan Barak MX sistemlerinden oluştuğunu hatırlattı. Sistemin olay gecesi devrede olmasına rağmen İHA’yı kilitlemediği belirtildi.
Gazeteye konuşan emekli bir subay, geçmişte yaşanan S-200 füzesinin Beşparmak Dağlarına düşmesi ve TOR M1 sisteminin bir Türk savaş uçağını kilitlemesi olaylarını hatırlatarak, RMMO içinde “sorumluluk alma korkusu” sendromu bulunduğunu ileri sürdü.
Rum yönetiminin mevcut hava savunma sisteminde İHA’lara karşı zafiyet olduğu, bu nedenle Başkan Nikos Hristodulidis’in Yunanistan ve bazı Avrupa ülkelerinden yardım istediği aktarıldı.
Yunanistan’dan “Centauros” İHA Savar
Kathimerini, AB’nin SAFE programı aracılığıyla Yunanistan’ın ürettiği **“Centauros” İHA savar sisteminden 4 adet alınacağını yazdı. Bu sistemlerin RMMO’nun deniz kuvvetlerine değil, hayati altyapılara yerleştirileceği ve mevcut savunma şebekesine entegre edilebileceği belirtildi.
Alithia gazetesi ise, Rum yönetiminin Barak MX için milyonlarca euro ödediğini, buna rağmen tatbikat alanı eksikliği yaşarken Yunanistan ve AB’den koruma talep ettiğini vurguladı.
Batı’nın Asıl Misyonu
Simerini gazetesi, saldırı sonrası Rum yönetiminin AB’den yardım istediğini ancak isteksizlikle karşılaştığını, bunun üzerine Yunanistan ve ABD’den destek talep edildiğini yazdı. ABD’nin bölgedeki savaş gemilerini Güney Kıbrıs’ı korumak için seferber ettiği, Fransa’nın da Charles de Gaulle uçak gemisi ile eşlik ettiği belirtildi.
Alithia ve Kathimerini, Batılı güçlerin Güney Kıbrıs’a Rum yönetiminin talebiyle değil, Doğu Akdeniz’in kritik operasyon alanı ve İngiliz üslerinin stratejik önemi nedeniyle geldiğini vurguladı.
Jeopolitik Hesaplar
Fransa’nın Güney Kıbrıs’ı MED9 ülkeleri içinde stratejik özerklik alanı olarak gördüğü, Yunanistan’ın ise Doğu Akdeniz’deki krizi kendi jeopolitik derinliğine çevirmek istediği ifade edildi. Yunanistan’ın Rafale uçakları, Fransız fırkateynleri ve Exocet sistemlerini Ege-Kıbrıs-Doğu Akdeniz hattında ortak önleme alanına bağlamayı hedeflediği belirtildi.
Fileleftheros gazetesi, Yunanistan’ın ardından Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda’nın da deniz imkânları göndereceğini, İngiltere’nin ise Ada’daki üslerini güçlendirdiğini aktardı.
Politis gazetesi ise bölgeye gönderilen askeri imkânları sıraladı:
• Birleşik Krallık: “Sea Viper” füze sistemiyle donatılmış HMS Dragon destroyeri, Martlet İHA savar taşıyan iki Wildcat helikopteri
• Fransa: Charles de Gaulle uçak gemisi grubu, Lanquedoc fırkateynleri, hava savunma sistemleri
• Yunanistan: 4 F-16 savaş uçağı, Kimon ve Psara fırkateynleri, Kerpe’deki Patriot füzeleri
• İspanya: “Cristobal Colon” fırkateyni
• Hollanda: “HNLMS Evertsen” fırkateyni
• İtalya: SAMP/T karadan havaya füze sistemi