|
Tweet |
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, görev süresinin sona ereceği yıl sonundan önce Kıbrıs sorununda müzakerelerin yeniden başlayabilmesi adına bir "karşılıklı anlayış zemini" oluşturma çabası başlatmak istediği bildirildi.
Politis gazetesinin haberine göre Guterres, kendisinden sonra göreve gelecek genel sekretere, Crans Montana sürecine kadar ulaşılan yakınlaşmaları ve sürecin başarıyla tamamlanması perspektifini içerecek somut bir miras bırakmayı hedefliyor. Guterres’in 18 Mart’ta Brüksel’de Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile yaptığı görüşmede, müzakerelerin yeniden başlaması için tüm müdahil tarafların mutabık kalacağı bir karşılıklı anlayış geliştirilmesi gerektiği üzerinde durduğu belirtildi. Bu yeni çaba hakkında taraflarla görüşmeler yürüten Genel Sekreterin, muhataplarından olumlu geri dönüşler aldığı iddia ediliyor.
Rum müzakere heyeti kaynakları, bu yeni sürecin geçmişte üzerinde uzlaşılan konuların korunmasına ve açık kalan meselelere odaklanılmasına dayandığını belirtti. Heyet üyeleri, “Guterres Çerçevesi”nin de sürece dahil edilebileceğini savunurken, müzakerelerin sonucuna dair önceden garanti verilmesinin faydalı olmayacağı, ancak yakınlaşmaların teyit edilmesi ve siyasi eşitliğin yaratıcı bir yaklaşımla ele alınması halinde bir yol haritası oluşturulabileceği görüşünü paylaştı.
Diplomatik kaynaklar, yeni geçiş noktalarının açılması konusundaki müzakerelerde henüz tam bir görüş birliği sağlanamadığını kaydetti. Özellikle Gaziler, Kiracıköy ve Haspolat barikatları üzerindeki görüş ayrılıklarının sürdüğü, ancak iki nokta üzerinde anlaşmaya yakın olunduğu belirtildi. Kıbrıs Türk tarafının, BM’nin önerdiği ara çözüm formülüne yaklaşımı beklenirken, geçiş noktalarında bir uzlaşı sağlanamaması durumunda, liderlerin Nisan ayı sonunda yapılacak görüşmede doğal çevre restorasyonu gibi çevresel Güven Yaratıcı Önlemleri (GYÖ) gündeme getirebileceği öngörülüyor.
Girişimin yarattığı temkinli iyimserliğe karşın, dini özgürlükler konusunda sahadaki olumsuz tablo dikkat çekiyor. Ramazan Bayramı’nda Hala Sultan Tekkesi’ne yapılacak ziyaretlerde yaşanan güvenlik kısıtlamaları ve yaklaşan Paskalya dönemi ile kilise ziyaretleri konusundaki karşılıklı çekincelerin, iki toplum arasındaki güven ortamını zedeleyen bir unsur olduğu vurgulandı.