|
Tweet | Tarih: 30-06-2026 14:05 |
KIBRIS'IN NABZI
Asgari Ücret Saptama Komisyonu, yılın yeni asgari ücretini belirlemek üzere ilk ön değerlendirme toplantısını gerçekleştirdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Sezgi Çobanoğlu Ballı başkanlığında yapılan toplantıya işçi tarafını temsilen Hür-İş Genel Başkanı Ahmet Serdaroğlu ve Genel Sekreter Ali Yeltekin katılırken, işveren tarafını Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası adına Sercan Görgüner Bahçeci ve Metin Oral temsil etti. Yaklaşık 18 dakika süren ve işveren tarafının eksik katılımıyla gerçekleşen toplantının ardından basına konuşan Hür-İş Genel Başkanı Ahmet Serdaroğlu, hükümetin ve odaların ekonomi politikalarını adeta topa tuttu.
Hükümetin komisyonu toplama konusunda yasal sürenin son gününe kadar beklediğini belirten Serdaroğlu, yetkililerin halkın çektiği çileyi görmezden geldiğini vurguladı. Serdaroğlu, "Altı ay boyunca ağustos böceği misali hepsi yan gelip yattı. Kim ne yermiş? Ne içermiş? Elektriğini nasıl ödermiş? Çocuğunu okula nasıl yetiştirirmiş? Gıdaya ulaşır mı ulaşmaz mı? Hiç kimsenin umuru olmadı. Algı yaratmaya çalışarak bu ülkedeki kaosu bitiremezsiniz" ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun’un sürekli Avrupa’daki asgari ücret modellerini ve milli geliri örnek göstermesini eleştiren Serdaroğlu, piyasadaki fahiş zamlara dikkat çekti. Ocak ayından bu yana tüp gaza üç defa zam yapıldığını ve fiyatın 500 TL'den 815 TL'ye çıkarıldığını hatırlatan Serdaroğlu, hiçbir işveren sendikası başkanının buna ses çıkarmadığını söyledi. Hükümetin elektriğe yüzde 22 zam yaparken de herkesin sessiz kaldığını belirten Serdaroğlu, asgari ücret masası kurulunca Avrupa’nın örnek gösterilmesine tepki gösterdi. Avrupa’da asgari ücretin bir başlangıç ücreti olduğunu söyleyen Hür-İş Başkanı, KKTC'de yaratılan sistem yüzünden bu rakamın artık bir geçim ücreti haline geldiğini ve 5 yıllık çalışanın bile asgari ücret artmadığı sürece zam alamadığını vurguladı.
Serdaroğlu, asgari ücret artışlarının piyasayı pahalılaştırdığı iddialarını kesin bir dille reddederek, hayat pahalılığının sorumlusunun hükümet olduğunu belirtti. Bugün gerçekleşen yüzde 14.33’lük hayat pahalılığının koltukları meşgul edenlerin beceriksizliğinden kaynaklandığını ifade eden Serdaroğlu, bu masada verilen mücadelenin yeni bir artış değil, Ocak ayındaki alım gücüne geri dönme mücadelesi olduğunu dile getirdi. Eski Bakan Hasan Taçoy döneminde hayat pahalılığı yüzde 56.76 iken asgari ücrete yüzde 41 artış verildiğini hatırlatan Serdaroğlu, yüzde 15’lik reel kaybın hâlâ sürdüğünü ve asgari ücretlinin bu yüzden piyasada alışveriş yapamadığını ekledi. Serdaroğlu ayrıca, daha ülkenin nüfusunun kaç olduğunu bile bilmeyen bir hükümetin bu masaya getireceği her türlü verinin sağlıksız olacağını savundu.
Devletin ücretsiz vermesi gereken eğitim ve sağlık hizmetlerinin çöktüğünü söyleyen Serdaroğlu, Eğitim Bakanlığı’nın "kayıt parası alınmaz" açıklamalarına rağmen, okullardaki eksiklikler and yardımcı öğretmenlerin ödenmesi için okul-aile birliklerinin vatandaştan dilenci misali para toplamak zorunda kaldığını, dolaylı yoldan bu parayı bakanlığın almış olduğunu ifade etti.
İşveren tarafının toplantıya sadece iki kişi katılması ve "Son dakika haberimiz oldu, fırındaydık" yönündeki açıklamalarına da değinen Serdaroğlu, "Biz sorumluluğumuzu yerine getirerek tam kadro oradaydık. Kimseye sorumluluğunu hatırlatacak değiliz, herkes kendi sorumluluğunu bilmeli" dedi.
Süreci Temmuz ayının sonuna bırakmamak ve itiraz sürelerini de hesaba katmak adına hızlı hareket etmek istediklerini belirten Serdaroğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın yoğun programı nedeniyle bir sonraki toplantının önümüzdeki hafta Çarşamba günü saat 10.00'da yapılması yönünde prensipte mutabakata varıldığını, resmi yazıların daha sonra iletileceğini açıkladı.