|
Tweet |
ABD-İran müzakerelerinden sonuç çıkmaması ve ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik abluka kararı, küresel piyasalarda "en kötü senaryo" fiyatlamasını başlattı. Pakistan’da yürütülen görüşmelerde tarafların boğaz kontrolü konusunda restleşmesi üzerine ABD Başkanı Donald Trump, donanmanın boğazı ablukaya alacağını ve bu sürece NATO ile Körfez ülkelerinin de destek vereceğini duyurdu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın İran limanlarına yönelik deniz ablukası başlatacağını açıklaması ve İsrailli bakanların askeri saldırıların yeniden başlayabileceğine dair sinyalleri, petrol fiyatlarının 100 dolara yaklaşmasına ve dünya borsalarının haftaya sert düşüşlerle girmesine neden oldu.
PETROL VE ENFLASYON BASKISI PİYASALARI SARSTI
Savaş endişelerinin yeniden alevlenmesiyle birlikte Brent petrolün varil fiyatı yüzde 7,4 artışla 98,7 dolara yükselirken, dolar endeksi 99 seviyesine ulaştı. Güvenli liman arayışına rağmen tahvil piyasası ve altın haftaya satıcılı başlarken, altının onsu 4 bin 723 dolara geriledi. Yükselen enerji maliyetlerinin küresel ölçekte enflasyonist baskıları artırması, ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimi beklentilerini zayıflatırken Avrupa Merkez Bankası’na yönelik faiz artırımı tahminlerini yeniden yukarı çekti. Piyasalardaki bu gergin bekleyiş sürerken, bugün Washington’da başlayacak olan IMF ve Dünya Bankası 2026 Bahar Toplantıları’nda enerji arzı ve sevkiyat engellerinin ana gündem maddesi olması bekleniyor.
DÜNYA BORSALARI VE YURT İÇİ PİYASALARDA NEGATİF SEYİR
Asya piyasaları, enerji akışındaki olası aksamalar nedeniyle Japonya, Güney Kore ve Çin endekslerinde yaşanan düşüşlerle baskı altında kaldı. Avrupa borsalarında da enerji arzı riskleri nedeniyle negatif bir seyir hakim olurken, yatırımcılar merkez bankası başkanlarının yapacağı açıklamaları takibe aldı. Yurt içinde ise Borsa İstanbul haftaya cari denge verilerine odaklanarak başlarken, dolar/TL bankalararası piyasanın açılışında 44,70 seviyelerinden işlem görüyor. Analistler, BIST 100 endeksinde 14.000 puanın kritik bir destek olduğunu belirterek, küresel diplomatik gelişmelerin ve Hürmüz Boğazı'na dair haber akışının fiyatlamalar üzerinde belirleyici olacağını vurguluyor.