|
Tweet |
Rum Yönetimi’nin, Ramazan Bayramı vesilesiyle 28 Mart 2026 tarihinde Larnaka'daki Hala Sultan Tekkesi’ne yapılması planlanan toplu ziyareti ve ibadeti son dakikada güvenlik gerekçesiyle engellemesi bugünkü Rum basınında geniş yer buldu.
Politis gazetesi, “Hala Sultan Tekkesindeki İbadet Neden Gerçekleşmedi” başlıklı haberinde, Kıbrıs Türk tarafının bayram vesilesiyle ziyaret düzenleme çabasının bir "korku filmine" dönüştüğünü ve nihayetinde ibadetin gerçekleşmediğini belirtti. Gazete, KKTC Dışişleri Bakanlığı’nın Rum kesimini ibadetçilere izin vermemekle suçladığını, Rum hükümetinin ise şu ana kadar resmi bir açıklamada bulunmadığını aktardı. Rum Dışişleri Bakanlığı’ndan bir kaynağa dayandırılan iddiaya göre, Kıbrıs Türk tarafı istişare sürecini terk etti ve ibadete katılacak kişilerle ilgili istenen ek bilgileri sunmayarak sürece geri dönmedi.
Haberde, KKTC Dışişleri Bakanlığı’nın cumartesi günü yaptığı açıklamada Rum kesimini 21 Mart’taki toplu ziyaret talebini reddetmekle suçladığı, bunun üzerine ziyaretin bayramın son günü olan 22 Mart’a, ardından da 28 Mart’a ertelenmesinin önerildiği bilgisi paylaşıldı.
Rum Dışişleri Bakanlığı kaynakları ise Kıbrıs Türk tarafının İsveç Büyükelçiliği himayesindeki “Kıbrıs Barış Sürecinde Dini Yol Ofisi”ne resmi bir başvuruda bulunmadığını, geçmişte izlenen bu prosedüre itiraz edilmesi nedeniyle zaman kaybedildiğini savundu. Rum Yönetimi’nin başvurunun UNFICYP üzerinden yapılmasına rağmen bunu kabul ettiği ve yeni bir tarih belirlendiği ancak Orta Doğu’daki savaş ve artan güvenlik riskleri sebebiyle katılımcı sayısına kısıtlama getirildiği ifade edildi. Verilen onayın Türkiye kökenlilerin Tekke'ye istisnai ulaşımıyla ilgili olduğu ve bu sürecin özel bir organizasyon gerektirdiği, ancak Kıbrıs Türk tarafının ek bilgilerle istişareye dönmediği gibi sınır kapısından geçmeyi de denemediği ileri sürüldü.
Kıbrıs Türk tarafındaki kaynaklar ise gazete aracılığıyla yaptıkları açıklamada, korona dönemi sonrasında ibadetlerin UNFICYP aracılığıyla gerçekleştirildiğini fakat Rum kesiminin bu kez Dini Yol Ofisi aracılığıyla yapılması konusunda ısrar ettiğini belirttiler. Kıbrıs Türk tarafının çalışma şeklini benimsemediği için Dini Yol Ofisi’ne katılımı durdurduğu ve ofisin şu an aktif olmadığı kaydedildi. İki lider arasında güven inşa edilmeye çalışılan bir dönemde Rum kesiminin katı bir tutum sergilemesinin, en baştan hayır diyerek son anda çok az sayıda katılımcıya izin verileceğini bildirmesinin üzücü olduğu vurgulandı.
Haberde ayrıca, Kıbrıslı Türklerin sınır kapılarından sorunsuz geçebildikleri, söz konusu anlaşmanın ve Dini Yol Ofisi’nin arabuluculuğunun özellikle Türkiye kökenlilerin dini özgürlüklerini kullanabilmesiyle ilgili olduğu hatırlatıldı.