Bugun...



BASIN EMEKÇİLERİNE SALDIRILARA TEPKİLER ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR


facebook-paylas
Güncelleme: 27-10-2026 22:01:47 Tarih: 27-10-2026 19:59

BASIN EMEKÇİLERİNE SALDIRILARA TEPKİLER ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR

 

Kamuoyunda uzun süredir takip edilen "sahte diploma" davasında bugün mahkeme kararı açıklandı. Duruşmada sanık Fatma Ünal, hakkındaki 16 ayrı davadan suçlu bulunarak 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Kararın açıklanmasının ardından mahkeme avlusunda görevlerini yapan basın mensupları, özellikle de olayı canlı yayınla aktaran gazeteci Pınar Barut, sanığın yakınları tarafından sözlü ve fiziksel saldırıya uğradı. Yaşanan çirkin olayın ardından siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları yaptıkları açıklamalarla basın emekçilerine yönelik saldırıyı şiddetle kınadı.

 

DEVRAN VUDALİ: "HİÇ KİMSE HESAP VERMEKTEN MUAF DEĞİLDİR"

Halkın Partisi (HP) Genel Koordinatörü Devran Vudalı, Fatma Ünal’ın karar duruşması sırasında gazetecilere yönelik hakaret ve saldırgan tavırları kınayarak, “Gazetecilere yönelik hakaretleri, saldırgan tavırları ve basın mensuplarını hedef alan her türlü davranışı şiddetle kınıyorum!” dedi. "Gazetecilik suç değildir" diyen Vudalı, ülkede gazetecilerin sahipsiz olmadığını ve halkın haber alma hakkını savunmanın gazetecilerin en temel görevi olduğunu hatırlattı. Ülkede kendisini dokunulmaz zanneden anlayışın geride kaldığını, gazetecilere saldırarak gerçeklerin değiştirilemeyeceğini belirten Vudalı, saldırganlığın toplumun haber alma hakkına yönelmiş bir tehdit olduğunu vurguladı. Vudalı, olayın hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi ve sorumlular hakkında yasal işlem yapılması çağrısında bulunarak “Hiç kimse hesap vermekten muaf değildir” ifadelerini kullandı.

 

BASIN-SEN: "ÇALIŞANLARIN CAN GÜVENLİĞİ SAĞLANMALIDIR"

Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) Yönetim Kurulu, Fatma Ünal davasında kararın açıklanmasının ardından basın mensuplarına yönelik sözlü ve fiziki saldırıları kınadı. Açıklamada, topluma bilgi aktarma görevini yapan gazetecilere yönelik saldırıların halkın haber alma hakkını ve basın özgürlüğünü hedef aldığı kaydedildi. “Basın emekçileri, hiçbir koşulda şiddetin, tehdidin ve baskının hedefi haline getirilemez. Mahkeme kararlarına yönelik tepkiler, öfke ya da herhangi bir gerekçe, gazetecilere saldırmanın bahanesi olamaz” denilen açıklamada, saldırılar karşısında sessiz kalınmayacağı vurgulandı. Yetkililer, olayları tüm yönleriyle soruşturmaya, sorumluları tespit etmeye ve basın emekçilerinin güvenliğini sağlamak için gerekli adımları atmaya çağrıldı. Basın-Sen, polise şikayette bulunan gazetecilerin yanında olduğunu bildirdi.

 

KTGB: "OLAY SONUÇSUZ BIRAKILIRSA EYLEM SÜRECİ BAŞLATACAĞIZ"

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB), gazetecilere yönelik sözlü ve fiziki saldırıların sorumlularının tespit edilerek yargı önüne çıkarılmasını istedi. Ülkenin içinde bulunduğu ağır koşulların bedelini uzun süredir gazetecilerin ödediğini ve saldırıların cezasız kalmasının benzer olayları ağırlaştırdığını belirten Birlik; sahte diploma davasını takip eden gazetecilerin baskıların hedefinde olduğunu, bugün de duruşmayı takip eden muhabir ve kameramanların sanığın yakınları tarafından sözlü tacize ve fiziki saldırıya uğradığını aktardı. Olayın polis ve görevlilerin gözü önünde yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, kamera kayıtları ve tanık ifadeleri incelenerek soruşturmanın gecikmeden tamamlanması istendi. KTGB, olayın sonuçsuz bırakılması halinde eylem süreci başlatacaklarını açıklayarak, "Hiç kimse gazeteciyi tehdit ederek kamuoyunun gerçeklere ulaşmasını engelleyemez" dedi.

 

MEHMET KALE KİŞİ: "ÖZGÜR BASINI GÖZÜMÜZ GİBİ KORUMAK ZORUNDAYIZ"

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, sahte diploma davasını “kirli düzen” olarak tanımlayarak bu düzenle hesaplaşmanın yeni dönemin temel unsuru olacağını kaydetti. Davayı ve toplumu ilgilendiren meseleleri takip eden gazetecilere yönelik saldırıyı kınayan Kişi, “Özgür basını gözümüz gibi korumak zorundayız” ifadelerini kullandı. Basın emekçilerinin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu belirten Kişi, gerçeklerin ortaya çıkmasından rahatsız olanlara karşı gazetecilerin yanında durmanın toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Kişi, polisin gerekli hassasiyeti göstererek saldırganları süratle tespit edeceğine ve soruşturmayı ileri götüreceğine inanç belirtti.

 

GÖRKEM ÇELİK: "HİÇBİR GEREKÇE ŞİDDETİ MEŞRULAŞTIRAMAZ"

Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB) Başkanı Görkem Çelik, görevlerini kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yerine getiren gazetecilere yönelik sözlü ve fiziksel saldırıları şiddetle kınadı. Çelik, gazetecilere yönelik şiddetin yalnızca basın emekçilerini değil, toplumun haber alma hakkını ve demokratik değerleri de hedef aldığına dikkat çekerek hiçbir gerekçenin şiddeti ve baskıyı meşrulaştıramayacağını vurguladı. KTMMOB olarak saldırıya uğrayan gazetecilerle dayanışma içinde olduklarını belirten Çelik, yetkili makamları gerekli adımları atmaya ve sorumluları hukuk önünde hesap vermeye çağırdı.

 

MEDYA ETİK KURULU: "GAZETECİYE SAYGI HALKIN HABER ALMA HAKKINA SAYGIDIR"

Medya Etik Kurulu, davayı takip eden gazetecilere yöneltilen sözlü ve fiziki şiddetin halkın haber alma hakkını zedelediğini ifade etti. “Gazeteciye saygı halkın haber alma hakkına saygıdır” vurgusu yapılan açıklamada, gazetecilerin görevlerini yaparken baskı, tehdit ve aşağılayıcı tutumlarla karşılaşmasının demokratik tartışma ortamını olumsuz etkilediği belirtildi. Gazetecilerin etik ilkelere bağlı kalması gerektiği kadar, mesleklerini güven içinde yapabilmeleri için insan onuruna ve haklarına da saygı gösterilmesi gerektiği ifade edildi.

 

CEYHUN DALKAN: "ŞİDDETE KARŞI SUSMAYACAĞIZ, BASKIYA BOYUN EĞMEYECEĞİZ"

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Başkanı Ceyhun Dalkan, gazetecilere yönelik tehdit, hakaret ve fiziksel saldırıların kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Hiç kimsenin düşüncesi, kalemi veya yaptığı haber nedeniyle şiddete maruz bırakılamayacağına dikkat çeken Dalkan, gazetecilere şiddetin özgür basına ve demokrasiye yapılmış bir saldırı olduğunu belirtti. Dalkan, “Özgür basının ve basın emekçilerinin yanındayız. Kaleme, söze ve gerçeğe şiddetle karşılık verenlerin değil; demokrasiyi, ifade özgürlüğünü ve hukuku savunanların tarafındayız. Şiddete karşı susmayacağız, baskıya boyun eğmeyeceğiz” dedi.

 

HARMANCI:"ADALETTEN DE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDEN DE ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ!"

Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkanı Mehmet Harmancı, sahte diploma davasında kararın açıklanmasının ardından gazetecilere yönelik gerçekleştirilen saldırıyı kınadı.

Harmancı, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Adaletin tecelli ettiği yerde, adaletin haberini yapan basın emekçilerine yönelik saldırıyı şiddetle kınıyorum!

Aslında sürecin en başına döndüğümüzde, bu davanın adını ağzına alan herkesin sosyal medyada trol ordularının hedefi haline getirildiğini, saldırıların sayfa kapatmalara, hesap askıya almalara kadar uzandığını gördük.

Yani bu şiddet, bu saldırı bağıra bağıra “Ben geliyorum!” dedi!

Kimdir bu insanlar? Yakınlık dereceleri nedir? Açıkçası beni ilgilendirmiyor!

Beni asıl ilgilendiren, adaletin tecelli ettiği bir yerde, görevini yapan gazetecilerin şiddete uğraması ve bunun hepimiz adına taşıdığı utançtır!

Sevgili Pınar Barut’a ve saldırıya uğrayan tüm basın emekçilerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Adaletten de basın özgürlüğünden de asla vazgeçmeyeceğiz!”

 

TDP: “YARGI KARARLARINA İTİRAZIN ADRESİ GAZETECİLER DEĞİL, HUKUK YOLLARIDIR”

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), Fatma Ünal davasında kararın açıklanmasının ardından gazetecilere yönelik müdahaleleri kınayarak, yargı kararlarına itirazın adresinin gazeteciler değil, hukuk yolları olduğunu belirtti.

TDP’den açıklamada, mahkeme kararının sanığın yakınlarında yarattığı üzüntüyü anladıkları, ancak bunun gazetecilere yönelik saldırıyı veya halkın haber alma hakkının engellenmesini haklı gösteremeyeceği kaydedildi; “Yargı kararlarına saygı, basın özgürlüğüne güvence esastır.” denildi.

Açıklamada, Genç TV muhabiri Ahmet Karagözlü ve Diyalog gazetesi muhabiri Suna Erden’e fiziki müdahalede bulunulduğu; Yenidüzen Yazı İşleri Müdürü Ertuğrul Senova’ya küfür edildiği ve Özgür Gazete Genel Yayın Yönetmeni Pınar Barut’un yüzüne su şişesi fırlatıldığı belirtildi.

Gazetecilere yönelik benzer tutumların daha önce de yaşandığını ifade edilen açıklamada, Ulusal Birlik Partisi’nin aday belirleme ve sıralama seçimi sırasında Haber Kıbrıs Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Ekmekçi ve ekibinin canlı yayınına sözlü müdahalede bulunulduğu anımsatıldı.

“Siyasi parti salonlarından mahkeme önlerine kadar uzanan bu saldırgan ve tahammülsüz yaklaşım, basın özgürlüğü ve demokratik değerler açısından son derece kaygı vericidir.” denilen açıklamada, gazetecileri hedef gösteren, itibarsızlaştırmaya çalışan ve görevlerini yapmalarını engelleyen anlayışın hiçbir gerekçeyle normalleştirilmesine izin verilmemesi gerektiği kaydedildi.

Yargı kararlarına saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, basın özgürlüğünün sadece gazetecilerin değil toplumun temel hakkı olduğu ifade edildi.

Açıklamada, basın emekçilerine destek belirtilerek, TDP’nin gazetecilere yönelik şiddet, baskı, hakaret ve engellemelerin karşısında kararlılıkla duracağı kaydedildi.

 

KIBRIS'IN NABZI AİLESİ OLARAK BASININ VE PINAR BARUT'UN YANINDAYIZ

Kıbrıs'ın Nabzı ailesi olarak; görevi sadece halkı bilgilendirmek ve gerçekleri kamuoyuna aktarmak olan meslektaşımız Pınar Barut’a ve duruşmayı takip eden tüm basın emekçilerine yönelik gerçekleştirilen çirkin sözlü ve fiziksel saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Basın özgürlüğüne, halkın haber alma hakkına ve ifade hürriyetine yapılan bu tür saldırılar karşısında asla susmayacağımızı, meslektaşımızın yalnız olmadığını ve sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.




Bu haber 84 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KKTC Haberleri

YUKARI YUKARI