Bugun...



DIŞİŞLERİ'NDEN AB’NİN 2026 TÜRKİYE RAPORU’NA SERT TEPKİ


facebook-paylas
Tarih: 05-11-2026 21:36

DIŞİŞLERİ'NDEN AB’NİN 2026 TÜRKİYE RAPORU’NA SERT TEPKİ

 

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu tarafından 2026 yılı Genişleme Paketi kapsamında yayımlanan "2026 Türkiye Raporu"na sert tepki gösterdi. Bakanlık açıklamasında, raporda doğrudan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Kıbrıs Türk halkının meşru haklarını hedef alan taraflı, gerçeklerden kopuk ve haksız ithamların bütünüyle reddedildiği belirtilerek, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın konuya ilişkin değerlendirmelerine tam destek verildiği bildirildi.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Avrupa Birliği'nin (AB) 2004 yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) hukuksuz bir şekilde üye yaparak tarafsızlığını kaybettiği vurgulandı. Komisyon’un son raporuyla adadaki mevcut gerçekleri bir kez daha tamamen göz ardı ettiği ve Rum-Yunan ikilisinin maksimalist tezlerine koşulsuz destek vermeyi sürdürdüğü kaydedildi.

"İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VİZYONUNUN GÖZ ARDI EDİLMESİ ESEF VERİCİDİR"

Raporda Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları temelindeki egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüye dayalı iki devletli çözüm vizyonunun eleştirilmesinin kabul edilemez olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Unutulmamalıdır ki, Komisyon’un raporunda eleştirilen iki devletli çözüm vizyonu, adadaki yarım asırlık tükenmiş federal çözüm arayışlarının Rum tarafının uzlaşmazlığı ve güç paylaşımını reddeden zihniyeti nedeniyle çökmüş olmasının doğal bir sonucudur. Adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir barış, ancak adada var olan iki devletin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesiyle mümkündür. KKTC, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir fikir birliği içinde bu vizyonu savunmaya devam edecektir."

"TDT VE İİT NEZDİNDEKİ ÇABALARIMIZIN 'MEŞRUİYET ARAYIŞI' OLARAK NİTELENDİRİLMESİ KABUL EDİLEMEZ"

Kıbrıs Türk halkının kendi geleceğini belirleme hakkına sahip eşit bir taraf olduğunun altı çizilen açıklamada; Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) nezdindeki temasların "uluslararası meşruiyet arayışı" şeklinde yaftalanması sert dille eleştirildi. AB'nin bu tutumunun kendi iddia ettiği ayrımcılık yapmama ve insan haklarına saygı ilkelerine taban tabana zıt olduğu ifade edildi.

"DOĞU AKDENİZ'DEKİ HAK VE ÇIKARLARIMIZDAN ASLA ÖDÜN VERMEYECEĞİZ"

Türkiye ile KKTC arasında enerji, ulaştırma, altyapı ve güvenlik alanlarında yürütülen projelerin Rum tarafının tek taraflı iddialarıyla hedef alınmasına da değinilen açıklamada, bu iş birliklerinin Kıbrıs Türk halkının refahı ve kalkınması için meşru faaliyetler olduğu belirtildi. Kıbrıs Türk tarafının Türkiye ile birlikte Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını koruma kararlılığından asla ödün vermeyeceği vurgulandı.

MARAŞ VE AB'NİN TARAFSIZLIK KAYBI

Maraş açılımının uluslararası hukuk, mülkiyet hakları ve insan hakları temelinde yürütüldüğü hatırlatılan açıklamada, Rum tarafının tezlerini dikkate alıp Kıbrıs Türk halkına uygulanan ambargoları görmezden gelen AB’nin tarafsız bir aktör olamayacağı yinelendi. Oy birliği ilkesi nedeniyle AB'nin tutumunu değiştirmesinin gerçekçi olmadığı ifade edilirken, KKTC'nin egemen eşitlik mücadelesini Anavatan Türkiye ile kararlılıkla sürdüreceği kaydedildi.




Bu haber 99 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KKTC Haberleri

YUKARI YUKARI